1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. Tuğgeneral Şeyh’ten el-Hayat'a Tekzip
Tuğgeneral Şeyh’ten el-Hayata Tekzip

Tuğgeneral Şeyh’ten el-Hayat'a Tekzip

Yüksek Askeri Konsey Başkanı Mustafa eş-Şeyh, el-Hayat’ın “İslamcılarla savaş” ibareli haberini yalanladı.

04 Nisan 2012 Çarşamba 00:01A+A-

HAKSÖZ-HABER / Özel

Suriye dışında bulunan Askeri Konsey başkanı Tuğgeneral Mustafa eş-Şeyh’in, el-Hayat gazetesine yaptığı ve içinde “İslamcılarla savaşılacak” ibarelerinin yer aldığı iddia edilen açıklamasının ardından gelen tepkiler üzerine eş-Şeyh, yeni bir açıklamada bulundu. Aşağıda bu açıklama ile ilgili haberimiz yer almakla birlikte, gelişmelerle ilgili bazı konulara açıklık getirmenin de zorunluluğu ortadadır.

Bilindiği üzere, Suriye ordusundan ayrılan askerler muhalefetin genel çatısını temsil etmesi hasebiyle Özgür Suriye Ordusu çatısı altında toplanmaktaydı. Azınlıkta da kalsalar sesleri yükseltilen farklı kimliklerden unsurların da yer aldığı bu çatı altında farklı siyasi görüşlerin de varlığı bilinmeyen bir husus değildi. Başından bu yana Suriye İhvanı, bu farklılıkların direnişe zarar vermemesi noktasında azami bir çaba içerisindeydi.

Silahlı direnişin başladığı dönemden bu yana muhalefet çatısı altında olsa da Suriye direnişine dışarıdan komuta eden ve Özgür Suriye ordusuna dahil olmayan kesimlerin yaptıkları bazı açıklamaların İhvan’ın yönelimleri ve öncelikleriyle çeliştiği görülebilmekteydi. Özellikle Batı medyasına verilen demeçlerde, katliamların bir an önce durdurulması adına Hür ordu içerisindeki İslami direniş unsurlarının ve İhvan’ın politikaları ve açıklamalarıyla çelişen demeçlerin de yansıdığı olmuştu. Elbette pek çok tekzibe ya da şerhe maruz kalanlar da cabasıydı.

El-Hayat’ın çarpıtarak verdiği ve eş-Şeyh’in tekzip ettiği açıklamasında da görüldüğü üzere eş-Şeyh’in “İslamcılarla savaşılacak” anlamında sarfettiği sözlerin, İhvan’ı kapsamadığı ve kapsamayacağı çok açık olduğu halde, bu ifadeler bir takım kesimler tarafından genel anlamda muhalefetin, direniş unsurlarının ve Özgür Suriye Ordusunun genel kanaati ve duruşu imiş gibi yansıtıldı. Bununla da kalınmayıp, Özgür Suriye Ordusunun, başından bu yana Batılı güçlerin istekleri doğrultusunda örgütlenmiş bir yapı olduğuna dair karine olarak lanse edildi. Zaten bu kara propagandayı dillendirenler, aynı zamanda Suriye İhvan’ının hem siyasi muhalefet olarak, hem de Hür Ordu içerisinde gücünün abartıldığı yargısını kamuoyunda pekiştirmeye çalışan kesimlerdi.

Mustafa eş-Şeyh’in kimliği, muhalif duruşu ve İhvan’la arasındaki mesafenin varlığı bilinmekle birlikte, yaptığı açıklamanın Batılı güçleri tatmin etmeyi amaçlayan bir mesaj taşıdığı çok açıktı. Tekzibinde de yer aldığı üzere, ifadesinde Suriye muhalefetinin Suriye halkı nezdindeki en güçlü temsilcisi olan İhvan’ı kastetmediği de netlik kazanmaktaydı. Aynı zamanda eş-Şeyh’in açıklamasının ardından gelen güçlü tepkiler de direniş güçlerinin kimliğinin niteliği ve birlikteliğinin sağlamlığına ilişkin göstergelerdi. Velev ki Askeri Konsey’i temsil eden eş-Şeyh’in el-Hayat’a verdiği bu mülakat baştan sona doğru olsa ne olurdu? Bu açıklama, bütün bir Suriye direnişine kara çalmak için malzeme olmaya yeterli görülmüş olacak ki, haber üzerinden, propagandif ya da dezenformasyon olma özelliği hiç hesaba katılmadan, farklı kaynakların açıklaması beklenmeden bir anda fırtına estirildi.

Bu açıklama, tüm Özgür Suriye ordusuna kara çalmak için adeta fırsat bilindi.

Çarpıtılan ya da direnişin genelini temsil etmeyen bir açıklamadan yola çıkılarak, mal bulmuş mağribi misali eş-Şeyh’in kimliğinin direnişin genelini temsil ettiği gibi bir algı oluşturup, ardından da “İşte işbirlikçi Hür Ordu!” vaveylalarıyla tozu dumana katmanın anlamı nedir? Bir takım malum web siteleri marifetiyle, facebook ve twitter üzerinden de fırtınalar kopartılarak yaygınlaştırılan bu tutumun, vicdan körlüğünü “işbirlikçilik” edebiyatıyla pekiştirmekten ve direnişe kara çalarak zihinleri bulandırmaktan başka bir işlevi var mıdır?

***

Yüksek Askeri Konsey Başkanı Mustafa eş-Şeyh, el-Hayat’ın  “İslamcılarla Savaş” İbareli Haberini Yalanladı

Londra’dan yayın yapan El-Hayatgazetesi, Yüksek Askeri Konsey Başkanı Tuğgeneral Mustafa eş-Şeyh’in,  Esed sonrasında savaşın özellikle İhvân’a ve tüm İslamcılara karşı olacağını söylediğini iddia etti. İddiaya göre eş-Şeyh, İhvân’ı bütün muhalifleri kontrol etmeye çalışmakla, Özgür Suriye Ordusunun da Esed sonrası net bir planı olmamakla suçladığı iddia ediliyordu. (Haberin orjinal kaynağı: http://www.daralhayat.com/portalarticlendah/380079)

Bisân eş-Şeyh imzalı haberin Baas ve İran eksenli çeşitli yayın organlarında bir dezenformasyon argümanı olarak kullanılması üzerine eş-Şeyh’e ulaştık. Tuğgeneral eş-Şeyh söz konusu haberin maksatlı olarak çarpıtıldığını ve kendisine ait olmayan ibareler eklendiğini ifade ederek el-Hayat’ı yalanladı.

Tuğgeneral Mustafa eş-Şeyh’in Haksöz Haber’e yaptığı açıklama şöyle: “Hiç şüphe yok ki İhvan-ı Muslimin Suriye muhalefetinin en önemli parçalarından biridir. Biz Muhalefetin tüm kesimlerini saygıyla karşılıyor ve kabul ediyoruz. Ben, kendisini İslam’a nispet edip devrimin gerçekleşmesini uzatacak karanlık yapıları kastettim. Bunu muhabir hanıma özellikle de vurguladım. Sözlerimin tümünü yayınlayacaklarına dair kendilerinden söz de aldım. Onlar ise ben sanki İhvan dahil tüm İslamcıları hedef alıyormuşum gibi yansıttılar. Ancak el-Hayat’ın bu tutumu hem gazetecilik ahlakı hem de siyasi açıdan manidardır.”

-----------------

Haksöz-Haber olarak bu konuyla alakalı daha derin ve farklı bilgileri okuyucularımızla paylaşmaya devam edeceğiz.

***

Söz konusu haberi yapan el-Hayat muhabiri Bisan eş Şeyh hakkındaki haberimiz için tıklayınız: Kılavuzu CIA Muh(a)biri Olanlar ve Ahlaklı Habercilik

 

HABERE YORUM KAT

24 Yorum
  • Müslüm Kılıç / 21 Mayıs 2012 00:20

    Mustafa eş-Şeyh'in yaptığı açıklamayı dinledim. Yaptığı bildiride Müslümanlarla derken İslam'ın egemen olması için mücadele ve cihad edenleri kastettiği gayet açık ve nettir. Yine o açıklamasında Amerika ve Nato'yu Suriye'ye müdaheleye çağırıyor ve bu konuda her türlü desteği onlara sunacağı konusunda söz veriyor. Lütfen haber yapmadan önce bir araştırın ve öyle haberi yayınlayın. Mustafa eş-Şeyh İslamcılarla savaşacağı haberini yalanlamıyor aksine bunun arkasında duruyor!..

    Açıkçası Haksöz Haber hiç samimi ve dürüst değilsiniz..

    Yanıtla (0) (0)
  • AbdulBasıt / 07 Nisan 2012 01:06

    Burada bir kardes Suriye sınavında haksoz ve ozgurderin sınıfta kaldığından bahsetmiş. Ne zaman "Allah'tan baskasına asla boyun egmeyecegiz!" sloganıyla hareket eden, dunyada gorulmemis bir sekilde zulum goren Müslüman bir halki savunmak sınıfta kalmak oldu? Hiç mı insafınızın yok sizin! Bilakis bunca zulme ve katliama rağmen bunlara ortak olan İran, Nasrallah ve bunları destekleyenler bu imtihanı gecemediler. Ve eminim bunun hesabını ahirette çok zor verecekler. Bir, on, yüz degil 20.000 den fazla şehidi olan bir halktan bahsediyoruz... Sizler, özgür Suriye ordusu radikal İslamcı olsa terörist der, ılımlı olsa emperyalistlerin uşağı der yani her türlü karalarsiniz. O yüzden burda yayınlanmış olan tekzib sizler icin degildi zaten. Özgür Suriye ordusuna mensub olan her komutan bu ordunun görüşünü yansıtmak zorunda değildir. Oraya her türlü muhalif insan katıldığı icin haliyle farklı goruslerde olacaktır. Tabanı samimi halktan olan mücahidlerden oluşuyor ve biz onları her türlü destekleriz. Bu tür farklı goruslerde olanları ise desteklemeyiz. Bizim sizler gibi taassup anlayışımız yokki

    onlar ne derse koyun gibi itaat edelim.. muhakkak Allah'in hesabı çok yakın. Değerli haksoz camiası mazlumlara göstermiş olduğunuz bu duyarlılıklardan ötürü Allah her daim sizinle olsun..

    Yanıtla (0) (0)
  • Abdullah / 06 Nisan 2012 09:20

    Ya Rab!
    Müslümanların düştükleri duruma bak!
    Kimlerin tekziplerini yayınlamak zorunda kalıyorlar!
    Kimlerin yanında saf tutuyorlar!
    Kimleri savunmak, sözlerini tevil etmek zorunda kalıyorlar!
    Şahid ol ki biz onlardan değiliz...
    "......(Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin?...... (Araf 155)

    Yanıtla (0) (0)
  • nihat / 05 Nisan 2012 14:15

    Suriye için ciğerimiz yanarken, Kafir-Baasçı-İslam düşmanı-Tağuti Esad rejiminin katliamlarının durdurulması için uğraşırken, bir de bu Türkiyeli Medya Şebbihaları ile uğraşmak insanı bezdiriyor.

    Vicdanları körelmiş, kalpleri İran'ın katliamcı-işbirlikçi politikalarına kilitlenmiş olanlara daha fazla laf yetiştirmenin anlamı yok.

    Ancak bunların her bire bin katarak dezenformasyon, karalama, iftira içeren vicdan yoksunu haber-yorumlarının da sandığımızdan fazla insanı sosyal medya üzerinden etkilediğini, zihni karışık olanların kaplerini kirletiğini de belirtmek gerek.

    Haksöz emekçilerinin ve web sitesi takipçilerinin bunlara bulaşmamak için azami gayret gösterdiği ortada. Ama bunların kara propagandalarının da etkisiz olduğunu düşünmemek gerek.

    Geçenlerde Atasoy Müftüoğlu Bursa'da yaklaşık 400 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir sunum yaptı. İnsanlara "umutsuzluğuk ve özgüvensizlik" projelerini anlattı. Bunlar da haberi uzunca bir alıntıyla baş sayfalarına yerleştirdiler. Suriye ve İran'dan bahsediyor diye, kendi bindikleri dalı kesen bu sunumu bile kamuoyuyla paylaştılar

    Yani konu çok taraflı bir propaganda unsuru olarak insanları etkiliyor. Buna da gözlerimizi kapayamayız. Gören görür, görmeyenle bu saatten sonra işimiz olmaz diyemeyiz. Ortada olan, nasıl bakacağını, nasıl değerlendireceğini bilemeyen insan sayısı da çok. Bu, didişmelerin, kör dövüşmelerinin sürdürülmesi anlamına gelmiyor elbette. Ama daha fazla çalışmalıyız. Panel, seminer, konferans, araştırma yazısı, makale, yorumlarımızı artırmalıyız. Kardeşlerimiz bu meseleyle ilgili kendilerini geliştirme ve katılımlarını artırma yönünde daha fazla emek sarfetmeliler. Mesele sadece kalem oynatanlara, panel konuşmacılarına terkedilemeyecek kadar geniş katılımlı sorumluluk gerektiriyor.

    selam ve dua ile...

    Yanıtla (0) (0)
  • SİTE EDİTÖRÜ / 05 Nisan 2012 13:47

    Hüseyin bey, alıntıladığınız söz konusu Arapça metin eş-Şeyh'in resmi basın açıklamasıdır. Biz ise Suriyeli bazı aracılarımızla telefonla bizzat kendisine ulaşıp görüş aldık. Daha sonra kendisi yazılı bir cevap da yolladı bize. Sizin alıntıladığınız metin ise bize yollanan özel açıklama metnini de içeren daha geniş bir metindir. Bu durum haberin içeriğini etkileyen bir unsur değil. Ama kafa karışıklığı olmaması için bu teknik ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istedik.

    Öte yandan eş-Şeyh'in açıklaması ve dünya görüşü kendisini bağlar. Zaten haberimizi yazarken özellikle eş-Şeyh’in Hür Suriye Ordusunu ya da Suriye muhalefetini temsil etmediğinin altını çizdik. Bizi ilgilendiren şey eş-Şeyh'in açıklamasının el-Hayat muhabiri tarafından çarpıtılarak başka amaçlar için servis edilmesi ve bu manipülatif haberin Suriye İntifadasını gölgelemek için "kullanılıyor" oluşudur.

    Yanıtla (0) (0)
  • İbrahim Çiçekdağ / 05 Nisan 2012 03:38

    Haksöz Haber belki üstüne düşeni yapıp, zalime karşı haklarını savunanları karalayan propagandaları boşa çıkarıyor. Kirli yüzleri deşifre ediyor. Ama bence görmemek, muhatap almamak en doğrusu, Biz işimize bakalım…

    Özgür-Der ve Haksöz ailesi, 28 Şubatta direnişten yanaydı ve meydanlardaydı. Yine birileri karalıyordu. F tipi cezaevlerini protesto ediyordu. Açlık grevindeki solcuların yanındaydı. Yine birileri farklı yaftalamalarla karalıyordu. Irak işgali sırasında ve 1 Mart tezkeresi sürecinde meydanlarda kimler vardı. Kürt sorununu gündeme getirirken yine karalamalar vardı. Üsame bin ladin ve Zerkavi şehit edildiğinde sesi soluğu kesilmişken Özgür-Der üstüne düşeni yaptı. İstanbulda bombalamalar meydana geldiğinde herkes köşe bucak kaçarken, 28 şubatla beraber köşe bucak kaçılan Kudüs gününü bu insanlar kutladı. Cezaevlerine düşen, gözaltına alınan Müslümanlar için adliye önlerine, emniyet önlerine giden bu Müslümanlardı. Sivas davasında herkes tornistan ederken Haksöz ve Özgür-Der başı dik durdu. 27 Nisan muhtırası verildiğinde sabahı darbe beklenirken Özgür-Der sabahı alanlardaydı. Ergenekon ve Balyoz davası sürecinden Özgür-Der alanlardan ayrılmadı. Çoğu kişi mağdur olduğunda Özgür-Der korkmadan yanında yeraldı. Irak’ta, Afganistan, Çeçenistanda direnişin yanında yeraldı. Lübnan’da Hizbullahın direnişinde tüm desteğini verdi. Bu camia içinde bir çok bedel ödemiş insan oldu. Mavi Marmara gemisine genel başkanıyla birçok elemanını gönderdi. Birileri galiba geçmişi ve camiaların tarihini bilmeden kendilerinden büyük laflar ediyorlar. Buda galiba internetin en kötü yanı. Maskeler ardına saklanıp, edebiyat sökmek… Suriye konusunda Özgür-Der ve Haksöz camiası gibi düşünen bir çok camia var. Ama nedense sadece Özgür-Der ve Haksöz direnişi konuşup savunuyor. Buda ayrı bir sorun…

    İnsanlarda camilarda hata yapabilir, yanlış ictihatlarda bulunabilir hiç bir sebep Esed gibi zalimlerin yanında durmayı haklı çıkarmaz..

    Yanıtla (0) (0)
  • halil / 05 Nisan 2012 02:32

    Bu haberin gerçekten eş şeyh ile yapıldığına dair bir foto falan olsaydı iyi olurdu. Haberi/röportajı kimin yaptığı bile belli değil. Eş Şeyh size türkçe göndermedi ya bu haberi.

    Yanıtla (0) (0)
  • kamil tayyar / 05 Nisan 2012 02:30

    “Batı, Beşşar Esed sonrasında İsrail sınırının korunması, bölgedeki çıkarlarının güvence altına alınması, Suriye’nin aşırılık yanlısı İslamcı akımların etkinlik gösterdiği ve azınlıkları ezdiği meydana dönüşmemesi için güvence istiyor.”

    Haksöz'ün yayınladığı bu tekzip'de, generalin daha önceden yaptığı konuşmanın yukarı kısımdaki bölümünü red eden bir şey yok . Bu gibi bir çok noktanın üzerine gidilmemiş. Doğrusu bu anlamıyla eksik kalmış bir haber diye düşünüyorum

    Yanıtla (0) (0)
  • Ahmet Yasin Elki / 05 Nisan 2012 02:06

    Geçmişte;
    “Hamas, İsrail tarafından FKÖ’yü dağıtmak kurulan bir örgüttür”; “İslamcılık; 1980’den itibaren Rusyaya karşı ABD’nin yeşil kuşak oluşturma projesidir.”; “12 Eylül darbesi İslamcılığı doğurmuştur”, “Doğuda İslamcılar PKK’ya karşı devlet tarafından kurulmuştur”, “Cihadi hareketler İran İslam Devrimini baltalamak için ABD tarafından kurulmuştur.”, vb. solcular, oryantalistler veya batılılar tarafından ortaya yüzlerce komployu burada size sıralayabilirim. Bu komploları söyleyenlere yıllarca cevaplar verdik. Bilgiyi kaynağından alın veya birazda ötekini dinleyin dedik. Tabiiki göz bir kere oldu mu, gönüle söz işlemez oluyor.
    Ama artık İslam düşmanlarını haşa Allahtan daha kudretli gören, kendilerine olan özgüvenleri yitirmiş kişiliklerin bu komploların benzerlerinin peşine şimdi düşmeleri sadece bir ibretlik bir haldir. Herhangi bir yerde bir zulüm olduğunda Zulm eden kimse onun karşısında yer almalıyız. CIA, SAWAMA, MOSSAD, MI5, MİT’ten bilgiler almadığımıza göre, haşa gaybi bilmediğimize göre zahire göre hükmederiz. Bosnada, yardım ettik, şehitler verdik, Ama Bosna İslam Cumhuriyeti kurulmadı. Bizler Bosnadada İslami direnişe destek verdik. Mevcut durum Bosnada istediğimiz gibi bir rejime belki olanak vermedi. Ama yaptıklarımızı hatalı duruma düşürmedi.
    Emperyalistler kendi inisiyatifleri dışından gerçekleşen mücadeleleri kendi çizgisine çekmek için uğraş verir, bunu yapamazsa müslümanların gözünden düşürmek için her oyunu oynar. Onlar açısından normal olanda budur. Müslümanların görevi ise bu mücadeleleri dünyanın neresinde olursa olsun desteklemektir.

    Yanıtla (0) (0)
  • Hüseyin / 05 Nisan 2012 02:00

    Söz konusu yazı el-Hayat'ta 30 Mart tarihinde çıkıyor.
    31 Mart'ta Velfecr'de haber ediliyor.
    1 Nisan'da el-Şeyh, el-Hayat'ta çıkan bu yazıya yönelik bir veya tekzib veya düzeltme veya dedikleri gibi tevil/kıvırma yayınlıyor.

    Buraya özel haber olarak girdiğiniz açıklamanın tarihi ise 4 Nisan ve sanki Haksöz'e özel bir açıklama gibi olmuş.

    تصريح صحفي صادر عن العميد الركن مصطفى الشيخ رئيس المجلس العسكري
    حول ما ورد في مقابلة جريدة الحياة مع العميد الركن مصطفى الشيخ أن "المعركة المقبلة هي مع الإسلاميين

    Yukardaki başlıkla aratılırsa söz konusu açıklama bulunabilir.

    Velfecr, haberin kendi sitesinde yer alması üzerine adamın böylesi bir açıklama yaptığı havası estirmiş.

    Haksöz, el-Şeyh'in bu açıklamayı sadece kendisine yaptığı gibi bir hava estirmiş.

    Bu arada tekzibler, tekzibe tekzibler havada uçuşuyor.

    Yanıtla (0) (0)
  • M.A.S / 05 Nisan 2012 00:35

    sayın haksöz yetkilileri.. suriye ile ilgili tavrınızı çok yadırgadığımı belirtmek istiyorum ve suriyenin dostları içindeki yerinizide mahsuru yoksa bilmek istiyorum.abd.suudi abd, katar,ürdün.ve türkiyeninde içinde bulunduğu suriyenin dostları örgütünün içindeki yerinizi ALLAH için bilmek isyorum.suriye imtihanında ,özgürder,haksöz ve ihh olarak iyi bir sınav veremediniz ve sınıfta kaldınız.keşke böyle bir tavır ve davranış sergilemeseydiniz siziniçn daha onurlu vede hayırlı bir eylem yapmış olurdunuz.bu üç onurlu kuruluş adına çok üzüldüğümü belirtmek istiyorum.

    Yanıtla (0) (0)
  • ali / 04 Nisan 2012 23:23

    EDİTÖR: Tamamı büyük harfle yazılı yorumlar onaylanmamaktadır!

    Yanıtla (0) (0)
  • EBUZER / 04 Nisan 2012 22:02

    Yıllardır Hak düşmanlarının argümanları hep aynı,cami yapanlara para yedi derler,Bosnaya ,Çeçenistana yardım edene paranızı birileri götürüyor derler....halbuki onların hiç bir hayırda kuruşu yoktur,tersine fitne çıkararak hayrı engellemek için çaba sarfedeler....Burada da aynı numaralara yatıyorlar,Baascı rejimin önündeki her gücü parçalamak istiyorlar,Onların İslam yada suriye Halkı kaygısı yok.Ne olacak aşağıda bir müslümanın dediği gibi Biz Şeriat Devleti Kuracağız deseydi,desdek mi olacaklar dı.Hayır tersine gece ile gündüz gibi bir meseleyi karartmak için münafıklık peşindeler.Kafirlerde Sureti Hakk numaraları ile hileler üreten münafıklar istemesede inşallah Allah Nurunu tamamlayacak Suriye Müslüman Halkı zafere erecektir...Ümmeti Muhammet içinde Suriye bir Tebük seferi gibi münafıkları açığa çıkarmıştır.Bundada gelecekte daha acılar çekmememiz için nice hikmetler olsa gerek.isimler yazarak münafikun taifesinin ismini bile zikretmeye gerek o taife,içlerindekini bildikleri için,kendilerini bilercektir.Sİze ne müslümanlar yeryüzünün nice cephesinde Müslüman Halkların Mücadelesini desdeklerken onlarda alametler mi aramıştı...Peki siz Baasın Papayı bile zulme karşı haykırtan zulüm karşısında,insanlara resmine secde ettiren zamane Yezidi karşısında,Lailaheillallah yerine gençlere Lailahe illabeşar diye bağırtan bir Fravunda ne hikmet gördünüz.Kimseyi ilgilendirmez hatası ve günahı ile hatta bize karşı sonradan savaşacağını bilsek bile Suriye Halkının direnişinide onun meşru ve resmi direniş güçlerinide seviyoruz,maddi ve manevi desdekliyoruz,var mı diğeceğiniz.Size ne zaten siz ve ağababalarınız zaten bu direniş güçlerine karşı savaşıyorsunuz.Allah Suriyede Tağuti ve zulüm düzenine karşı savaşanların iman ve amelde en zayıf olanına bile yardım etsin....anladınız mı.

    Yanıtla (0) (0)
  • kasım aga / 04 Nisan 2012 21:40

    Fatıh adlı kardeşin yazdıklarından dolayı teşekkür ederim.MESELENİN ÖZÜNÜ VUZUHA KAVUŞTURMUŞ.mezhepçi saplantılarla baasçı olan içimizdeki şebbihalar ne yapsalar da Suriyede iranın dedigi olmayacaaaak.Beşşar gidecek... ya rabbi içimizdeki beyinsizlerden dolayı bizleri helak etme.

    Yanıtla (0) (0)
  • halil / 04 Nisan 2012 15:42

    "Ben, kendisini İslam’a nispet edip devrimin gerçekleşmesini uzatacak karanlık yapıları kastettim"

    EŞ şeyh'in bu yapıların kimler olduğunu da ifade etmesi gerekirdi. Çünkü yarın bu ifadenin yerine herhangi bir islami grup da konulabilir. sonuçta ucu açık bir açıklama olmuş. Keşke haksoz haber'deki kardeşler bu noktayı da açsaydı biraz...

    Yanıtla (0) (0)
  • mehmet kurt / 04 Nisan 2012 13:11

    sanki Tuğgeneral Mustafa el Şeyh çıkıpta : "biz şeriat istiyoruz, israillede savaşcaz, abd ile de savaşcaz" deseydi bu saygı değer arkadaşlarımız çok inancak ve duruşlarını dceğiştirecekti sanki. boş geç bunları. laf yetiştirmeye çalışmayın....

    Yanıtla (0) (0)
  • sinan er / 04 Nisan 2012 13:08

    18.000 bin insan ölmüş. onsekizbin. 1 yılda tam 18.000. hala esed giderse abd gelecek diyor birileri. 18 bin. gelsin abd gelsin. hiç değilse adı sanı belli. kafir abd. esed adı direniş cephesi. 18.000. rabbim bizleri affet. kardeşlerimiz orada bosnada olduğu katliama hatta soykırıma tabi tutuluyor. bizler burada hala nelerle uğraşıyoruz. 18 bin. 18 bin. buna göz yuman aldırış etmeyen, yüreğinde en ufak bir burkulma olamayanların evine ateş düşür. 18 bin.

    Yanıtla (0) (0)
  • ali doğan / 04 Nisan 2012 13:04

    Ya Allah aşkına şu karşı cepheye sürekli cevap yetiştirme gayretinde vazgeçin. Gündüzün ortasında adamlara dışarısı aydınlık diye yırtınıp duruyorsunuz. Buna hiç gerek yok. Onlar yolunu seçmişler. İran ne derse o. Elhamdülillah bizler iran doğru yaptığında iranın yanındayız, hizbullah doğru bir şey yaptığında onların yanındayız ama yanlış yaptıklarında da karşılarındayız. Bizlerin hiç bir taassubumuz yok, ne mezhep, ne ülke, ne de bir parti. Bizim tek kaynağımız Allah'ın Kitabıdır. Bizler bir konuyu değerlendirirken allaha çok şükür göbeğimiz bir yere bağlı hareket etmiyoruz.

    Yanıtla (0) (0)
  • kerim selef / 04 Nisan 2012 12:58

    Tuğgeneral Mustafa el Şeyh eğer el-kaide ile savaşmak için birileriyel işbirliği yapıyorsa bence bu ABD'den önce İran'dır. İranla işbirliği yapabilir çünkü İran daha önce Afganistanda, el-kaideye karşı ABD ile işbirliği yapmıştır. Ve daha Irak'ta da benzer bir işbirliği söz konusudur. İran, söz konusu el-kaide olunca ABD olmuş hatta İsrail olmuş faretmiyor, hemen işbirliği yapıyor. Şimdi kalkıp bazı irani arkadaşların, Tuğgeneral Mustafa el Şeyh’i, el-kaideye karşı ABD ile işbirliği yapmakla suçlaması çok komik...

    Yanıtla (0) (0)
  • nihat / 04 Nisan 2012 10:51

    s.a. kardeşler konu mustafa eş-şeyh'in ne dediğinden öte, el-hayat üzerinden izlenen politika ve bu politikanın oltasına gelen balıkların bunu Hür Orduyu ve direnişin genelini karalamak için kullanmaları.

    haksözün haberyorumunda da dendiği gibi, şeyhin bütün sözleri doğru olsa ne olur? kimi ne kadar temsil eder bu vatandaş.
    Ama belli ki eş-şeyh batılıların da kalbine su serpecek şeyler söylemeye çalışmış aklınca. Aslında bu da bize şunu gösterir:

    Ne kadar kara çalınmaya ve şüpheler oluşturulmaya çalışılırsa çalışılsın, Suriyedeki direniş güçlerinin temel kimliği İSLAM! Hem tekzibin dili, hem de açıklamaya gelen tepkiler bunun göstergesi.
    Bir de el-hayat üzerinden ABD-İsrail ve dostlarının yapmaya çalıştığı şey var ki, o da direnişin islami kimliğini zaafa uğratmak, İslami direniş içinde fitne oluşturmak.

    Sonuçta Suriye'de Baas güçlerine karşı mücadelede üst çatı Hür ordu ama elbette bu çatı altındaki herkes İslami kimlik sahibi olmayabilir, bu da doğaldır. Muhalefet içinde farklı kimlikler olduğunu bilmeyen mi var. Ortak hedef Esad rejiminin katliamlarına son vermek ve bu rejimin devrilmesi.

    Nihayetinde bizim mahalledeki şebbihaların bu haberi büyüterek, direnişe kara çalma çabaları sonuçsuz kaldı. Bu utanç onlara yeter diyeceğim ama anlamsız olacak
    selamdua

    Yanıtla (0) (0)
  • Halil / 04 Nisan 2012 10:32

    Bu tür düzeltem haberlerinden artık vazgeçsek fena olmaz. Bu adamlar yalan söylemeyi dini bir gereklilik, bir tür kimlik haline getirmişler. Bu tür bir anlayış sahiplerine siz nasıl cevap yetiştirebilirsiniz ki?

    Bakın nasıl saçmalıyorlar? Düne kadar Suriye'de İslami bir muhalefet yok, hepsi batının ajanı diyorlardı. Şimdi İslami muhalefeti koruma derdine düşmüşler! İslami muhalefeti koruyacaksınız, bırakın gelecekte olabilecek olanları da, önce şu zalim Baas rejimine karşı bir tavır alın, sizi gidi Şebbiha müsveddeleri!

    Yanıtla (0) (0)
  • ensar / 04 Nisan 2012 10:10

    yahu bu vicdanı körelmişlere inanan türkiyeli müslüman var mı ki yalanlarını ortaya çıkarıyorsunuz. haksozlu kardeşler Allah ecrinizi versin. her alanda olduğu gibi suriye olayında da geri durmadınız. ... onlar artık bitti. foyaları çok açık bir şekilde ortaya çıktı. boşverin onları kendi küçük ama şirin dünyalarında yaşasınlar. gündüz vakti gözlerini kapatsınlar gece olmuş desinler.

    Yanıtla (0) (0)
  • Musluman / 04 Nisan 2012 01:57

    Söyleyeceklerimden malum şia sempatizanı esed lobisini desteklediğim akla gelmesin zerrece yakınlarından geçmem. Lakin bu konuyla alakalı olarak akla takılan bir şey var, tekzibden anladığım kadarıyla eş şeyh yinede islamcılarla savaşacak ona göre kıstas islami görünen ve suriyenin devrimin zararına hareket eden gruplar olarak niteliyor. Bu gruplar yani ihvanda ayrı kimler var ? Nusret Cephesi ve Ensar El Sünne ile Irak İslam devleti grubundan ayrılıp suriyede cephe açan uluslararası cepheye bağlı mücahidler değil mi ?

    Eş Şeyh iyi bir asker olabilir ama bence iyi bir poltikacı olamaz çünkü züccaciye dükkanına giren fil gibi önüne geleni deviriyor. İhvanı bundan muaf tutması yeterli bir şey olmaz , orada ki diğer mucahid grupların dogru ya da yanlış yaptıgına dair bir ölçümü var elinde Eş Şeyhin merak ediyorum. Nasıl müslüman kanı dökecek nasıl savaşacak..Bence Özgür Suriye ordusunun bu gibi ağırlıkları atması lazım. Sekuler kafayla yetişmiş bir askerin hele ki bir genaral bozmasının ileride hangi makamlar ugruna neler yapabileceği kestirilemez

    Yanıtla (0) (0)
  • Fatih / 04 Nisan 2012 01:00

    Haksözhaber Esed lobisinin her dezenformasyonuna cevap verme işine girerse takiyyeciler girdabında şamaroğlanına döner. Zira bu insanların varoluşları, iğne deliği meselelerden itikad türetme maharetiyle maluldür.
    Ortada hiç bir gözün ve vicdanın inkar edemeyeceği apaçık bir katliam var. Babası katil olan bir zorbanın, Arap ırkçısı, laik, tağuti, darbeci bir azınlık rejiminin kan ve baskı üzerine kurduğu düzen var. Mazlum halk otuz yıl önce de kıyam etti ve kırk bin cana maloldu. Bugün de İslami talep olsun veya olmasın hiç farketmez, en temel insani haklar için de kıyam edebilirler.
    İran ve Hizbullah sırf mezhebi refleks gereği bu kafirlerden yana tavır aldılar. Onlara silah, istihbarat vs desteği verip mazlum suriye halkının kanına ortak oldular. Bir yılı aşkın süredir de Rusya ve Çin gibi emperyalistlerle ittifak kurup tağuti bir rejimi destekliyorlar.
    Suriye halkı İslam Devleti tarafından satıldı, araplar tarafından satıldı ve zalimin eline bırakıldı. Kıt kanaat imkanlarla bir direniş örgütleyip canını, ırzını koruyor. İçindeki baskın renk İhvan olmakla beraber katillerden bıkan her unsur bu direnişe katılma hakkına sahiptir. Direniş İslamiymiş değilmiş bu noktada Beşşar katilinin ve işbirlikçilerinin katliamlarına gerekçe olamaz. Hadi diyelimki direniş İslami değil, peki Baas rejimi çok mu islami ? Direniş ne kadar islamdışı olsa bile BAAS küfründen daha islami ve insani değil mi?
    BAAS kafirlerini mezheb paganizmmi uğruna "islami direniş cephesi" olarak lanse edenler ve Katil Beşşar ve Babası için "çok değerli insandı" diyenler kalkıp direnişçiler içinde islamcı olmayan unsurlardan dezenformatik malzemelerle senaryo yazıyorlar diye ciddiye mi almak lazım?
    Bir yıldır hayali bir nato işgalini bahane edenler İran ve Rus işgalinin üstünü örtüyorlar. Suriyeye Emperyalizm müdahale etmesin diyenler Suriye halkını katleden İran ve Rus müdahalesini İslami kılıfa büründürüyorlar. Giya İslam devleti olan İran Baasçılık yapıp Ruslarla beraber Suriye halkının kanına girerse, Suriyenin mazlum halkı da çaresizlikten dış müdahale isteyebilir. Ama yine de Allaha da

    Yanıtla (0) (0)