1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Siyonistler Batı Şeria'yı 2. Gazze'ye çevirmek için uğraşıyor
Siyonistler Batı Şeria'yı 2. Gazze'ye çevirmek için uğraşıyor

Siyonistler Batı Şeria'yı 2. Gazze'ye çevirmek için uğraşıyor

Mahmut Alrantisi , işgal güçlerinin Batı Şeria’nın farklı noktalarında sürdürdüğü işgal ve yıkım politikalarının Gazze ile olan benzerliğini aktarıyor.

02 Mart 2025 Pazar 16:00A+A-

İsrail işgal ordusu yeni bir gelişme olarak, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin, Nablus ve Tulkarem’de düzenlediği yoğun askeri operasyonlar kapsamında, 2002’den bu yana ilk kez tanklarını Batı Şeria'da konuşlandırdığını duyurdu. Aynı zamanda 188. Zırhlı Tugay’ı da Batı Şeria’daki bu bölgelerde düzenlenen operasyonlara ilk kez katıldı. 

Bu gelişmeler, İsrail’in daha önce Gazze’de yaptığı gibi Batı Şeria’da da Filistinlilere yönelik daha fazla yıkım ve katliama yöneldiğini gösteriyor. Hatta İsrail merkezli Haaretz gazetesi, İsrail işgal ordusunun Gazze’deki eylemlerini Batı Şeria’da da tekrarladığını açıkça belirtti.  

Yıkıcı işgal zihniyeti

Netanyahu, Gazze’de ateşkesin uygulanmasını baltalamaya devam ederken, İsrail işgal ordusu Batı Şeria’da yaklaşık 40 bin Filistinliyi zorla yerinden etti. Bu kapsamda Cenin Mülteci Kampı sakinlerinin yüzde 90’ı kampı terk etmeye zorlandı ve Tulkarem kentindeki bazı kampların sakinleri de yerlerinden edildi. 

Batı Şeria’da “Aksa Tufanı Operasyonu” düzenlenmedi ancak İsrail işgal ordusu, 7 Ekim’den bu yana Batı Şeria’da bine yakın Filistinliyi öldürdü, yüzlerce evi yıktı. Ayrıca Cenin şehrinde Cenin Devlet Hastanesi’ne giden yolları tahrip etti ve yeni askeri kontrol noktaları kurdu. Bu da İsrail işgal ordusunun Gazze’de gerçekleştirdiği yıkımın, Filistinlilerin direniş operasyonlarına bir yanıt olmaktan ziyade yıkıcı bir işgal zihniyetiyle ilgili olduğunu gösteriyor.

Burada önemli olan, tankların Batı Şeria’da konuşlandırılması ve Filistinlilerin fiilen yerlerinden edilmesinin siyasi karar alıcılarla bağlantılı olmasıdır. Bu bağlamda, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz,  Batı Şeria’da devam eden saldırılar sırasında zorla yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüşüne izin vermeyeceklerini duyurdu. 

İsrail işgal devletindeki siyasi karar alıcıların, Batı Şeria’daki askeri operasyonları genişletmeyi ve askeri güçlerin buradaki kalış süresini arttırmayı içeren yeni bir formül üzerinde çalıştıkları da açık. 

İsrail işgal güçleri 33 günden fazla bir süredir Cenin’de, yaklaşık 28 gündür de Tulkarem’de operasyonlarını sürdürüyor.

İsrail Savunma Bakanı da işgal ordusunun sürekli olarak Filistin kamplarında kalmasına yönelik verdiği talimatı kamuoyundan gizlemedi.  

İsrail aşırı sağını hoşnut etmek  

İsrail’in Batı Şeria’ya yönelik askerî harekâtı, Tel Aviv’in geçmiş dönemlerden ders almadığını gösteriyor. Çünkü 7 Ekim’de düzenlenen operasyonun nedenlerinden biri de İsrail işgal ordusu ve yerleşimcilerin Batı Şeria ve köylerine, ayrıca başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik saldırılarını artırmasıydı. Ancak mevcut aşırı sağcı Siyonist hükümet iktidara geldiğinden beri Batı Şeria’ya odaklanıldı. Gazze’de ateşkes ilan edilmesiyle birlikte, Siyonist sağı memnun etmek için Batı Şeria’da yoğun bir askeri operasyon başlatıldı. 

Bu operasyonun, Siyonist sağ tarafından benimsenen ve Netanyahu tarafından hükümetini sürdürmek için onaylanan hedeflerden biri olan “yıkım ve yerinden etmeyi içerdiğini” gözden kaçırmıyoruz. 

Yahudi yerleşimcilerin saldırı ve baskınlarıyla eş zamanlı olarak, Cenin, Nablus ve Tulkarem’de askeri operasyonların düzenlenmesi, Batı Şeria’daki gerilim ve baskıyı arttırdı. Dolayısıyla bölgedeki sahne her türlü senaryoya açık olacak. Bu çerçevede, Batı Şeria’da İsrail işgal ordusuna karşı direniş operasyonlarının giderek tırmanması bekleniyor.

Unutmamalıyız ki 2000 yılında düzenlenen El Aksa İntifadası, dönemin Başbakanı Ariel Şaron’un başını çektiği Siyonist sağın saldırganlığı ve Mescid-i Aksa’ya yaptığı baskınla tetiklendi ve o dönemde Batı Şeria’da büyük bir hareketlilik yaşandı. Bu nedenle İsrail’in artan saldırganlığına karşılık olarak, Batı Şeria’daki Filistin direniş eylemlerinin de artma ihtimali göz ardı edilemez.  

Sonuç olarak, Batı Şeria’da büyük direniş birlikleri ve ağır silahlar bulunmuyor. Ancak İsrail, şehirde tanklar ve buldozerlerle yaptığı büyük ölçekli yıkımla Gazze’de yaşananların tekrarlanmasını, yani Batı Şeria’daki kamplar ve Filistinlilerin toplanma alanlarını yaşanmaz hale getirerek buralardaki nüfusun göç ettirilmesini amaçlıyor.  

İsrail’in bu eylemleri, sahada yeni durumlar dayatmasını ve Filistin halkının haklarını ihlal etmeye devam etmesini önlemek için Filistinlilerin yanı sıra Arap ve İslam ülkelerinin karşı adımlar atmasını gerektiriyor.

İsrail sadece Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilerin değil, aynı zamanda tüm bölgenin güvenlik ve istikrarını da tehdit ediyor. Bu nedenle, İsrail’i durdurmak ve uluslararası hukuku ihlal eden planlarını hayata geçirmesini engellemek tüm ülkeler ve uluslararası kuruluşların görevidir. 

HABERE YORUM KAT