1. HABERLER

  2. HABER

  3. HUKUK

  4. Saldıranlar Türk ama gözaltına alınanlar Suriyeli!
Saldıranlar Türk ama gözaltına alınanlar Suriyeli!

Saldıranlar Türk ama gözaltına alınanlar Suriyeli!

Sütlüce’de bir parkta saldırganların serbest bırakılıp saldırıya uğrayan 4 Suriyelinin gözaltına alınıp GGM’ye gönderilmesi ırkçılığın bazı vatandaşlar arasında rastlanan bir hastalıktan çok kurumsal düzeyde yaygın bir işleyiş olduğunu ortaya koymuyor mu?

24 Haziran 2024 Pazartesi 11:38A+A-

HAKSÖZ HABER

İstanbul’da Suriyeli bir ailenin mensupları ırkçı saldırıya maruz kalmalarına ve darp edilmelerine rağmen deport edilmek üzere GGM’ye gönderilirken Türk vatandaşı 3 saldırgan serbest bırakıldılar. Bu hadise bir kere daha Türkiye’de hukuk sisteminin yabancılara karşı tam manasıyla hukuksuz bir biçimde işlediğinin yeni bir göstergesi oldu. 

23 Haziran Pazar günü ikindi saatlerinde Ayşe Barımou (41 yaşında), Buşra Ravvas Kallaci (34), Emel Sabuni (22) adında 3’ü kadın ve biri de M. Bade Barımou (61 yaşında) adlı yaşlı ve engelli erkek olmak üzere 4 kişilik Suriyeli bir aile piknik yapmak üzere İstanbul Sütlüce’de İBB Nuri Killigil parkında giderler. Burada oturup yemek yedikleri esnada yanlarına gelip ip atlayan 2’si kadın biri erkek 3 kişiye biraz ileride ip atlamalarını söylemeleri üzerine “defolun ülkenize gidin, ne işiniz var burada” vb. ırkçı hakaretlere maruz kalırlar.

Tartışma büyüyünce saldırganlar hakaretlerini fiili darba dönüştürürler ve bir kadın saldırgan tarafından Suriyeli hanımlardan birinin eşarbı boğazına dolanarak çekilirken, erkek saldırgan ise Suriyeli engelli ve yaşlı adamı yumruklar. Bilahare polisin devreye girmesi üzerine taraflar Kulaksız Polis Merkezine götürülür ve burada ifadeleri alınır.

Normalde beklenen, olması gereken nedir? Saldırganların yaptırıma uğraması ve mağdurların korunmasıdır, değil mi? Ama tam tersi olur! Mağdurların şikayetçi olmalarına rağmen saldırganlar ellerini kollarını sallayarak evlerine giderken, 3’ü kadın, 1’i erkek 4 Suriyeli gözaltına alınıp deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne götürülürler.

Hadiseyi tekrar özetleyelim: 3 saldırgan, Suriyeli aileye önce hakaret ediyor, ırkçı söylemlerle aşağılıyor, tahrik ediyor. Ardından da dövüyor. Kadınlardan biri hamile olduğunu söylemesine, yaşlı erkek engelli olduğunu belirtmesine rağmen alçakça saldırıya maruz kalıyorlar. Buna karşın sonuçta ‘cezalandırılan’ yine onlar oluyor. Saldırganlar işledikleri suça rağmen serbest kalırken, saldırıya uğrayanlar deport edilmek gibi son derece ağır bir yaptırımla karşı karşıya kalıyorlar. 

Açıkçası bu manzara tam manasıyla bir adaletsizlik, hukuksuzluk manzarasıdır. Bu yapılan şey Güney Afrika’da 30 yıl önce sona eren apartheid rejiminin uygulamalarını andırmaktadır. Güney Afrika ırkçılık hastalığını tedavi etti ama ne yazık ki Türkiye bu illetin pençesinde kıvranıyor.

Türkiye’nin bir yandan milyonlarca muhacire ev sahipliği yaparken, bazı yasal düzenlemelerde gerekli özeni göstermemesi ve kimi memurlarının ırkçı tutumu yüzünden yapılan onca güzelliği gölgede bırakacak eylemlere seyirci kalması çok üzücü bir durumdur. Göç İdaresini, İçişleri Bakanlığını ve Hükümeti bir kere daha bu adaletsiz, insanlık dışı ve saçma uygulamaları terk etmeye, Suriyeli muhacirlere yönelik ayrımcı uygulamaları sonlandırmaya davet ediyoruz.

HABERE YORUM KAT

25 Yorum
  • Adem Günay / 25 Haziran 2024 13:34

    Barbarlığın her çeşidi var...

    Yanıtla (0) (0)
  • sezai bünyamin / 25 Haziran 2024 12:46

    seyirci bir hükümet var maalesef

    Yanıtla (0) (0)
  • Tarık Yavuz / 25 Haziran 2024 10:01

    Bizi yönetenlere bakmak lazım nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz. Ama bu zulüm bitmeli....

    Yanıtla (0) (0)
  • Hazar van / 25 Haziran 2024 00:25

    Biz acaba islam ülkesi miyiz diye bazen hep sorguluyorum, yazık çok yazık ümmetin düştüğü bu hâle bakın müslüman müslümanı istemiyor...

    Yanıtla (0) (0)
  • Fettah Adıgüzel / 25 Haziran 2024 00:10

    Müslüman diye oy verdiğimiz İktidar malesef üç beş kanı bozuk ırkçı ve faşistin tepkisinden çekiniyor, İktidarın dik durup bu ırkçı ve faşist guruba karşı katı bir önlem almasını bekliyoruz, malesef güvenlik kuvvetleri içinde Ümit Özdağ sempatizanı ırkçılar var, bunlar başıboş şekilde hareket ediyorlar

    Yanıtla (0) (0)
  • Fatih / 24 Haziran 2024 22:01

    Yazıklar olsun. Tek kelimeyle rezalet… Köpeklerin salındığı, taşların bağlandığı bir örnek daha… Bu zulmün acilen bitmesi gerekir.

    Yanıtla (0) (0)
  • ömer bitlis / 24 Haziran 2024 19:42

    Adalet mülkün temelidir.
    Adaletin olmadığı iktidarınız yerin dibine batsın.

    Yanıtla (0) (0)
  • Sedat / 24 Haziran 2024 18:41

    Tüm bunlar günün sonunda Erdoğan'a ve akpartiye yazar. Ve maalesef bu tür olaylar, Erdoğan'ın itibarına ve güvenilirliğine zarar veriyor. Umarım o da bunun farkındadır. Diyecek bir şey bulamıyorum. Yazıklar olsun, lanet olsun böyle bir düzene de. Bu ırkçılığı yapan o memurların da Allah belasını versin. Bunun vebali tüm idarecilerin üzerindedir Erdoğan da dahil.

    Yanıtla (0) (0)
  • Hasan Soylu / 24 Haziran 2024 17:35

    Nazmi Uçkan isimli yorumcunun hemen her haberin altında haberi, yorumları, yaklaşım tarzınızı düzeltmeye kalkışması, sürekli akıl vermesi, burada da görüldüğü üzere "kendimizi kandırıyoruz" türünden dolaylı hakaretlerde bulunması haksöz editörlerini rahatsız etmiyor mu merak ediyorum, şahsen beni çok rahatsız ediyor.

    Yanıtla (0) (0)
  • Ömer / 24 Haziran 2024 17:24

    Bu ülkede yaşama hevesim kalmadı, ırkçı faşist bir nesil var ettiler

    Yanıtla (0) (0)
  • özgün genç / 24 Haziran 2024 17:18

    Saldırgarlar Türk ve serbest bırakılıyorlar. Mağdurlar Suriyeli kardeşlerimiz ve deport girişimine maruz bırakılıyorlar. Hukuk düzeninin ne kedar keyfi ve pespaye işlediğini gösterir bu vaziyet

    Yanıtla (0) (0)
  • Bir okur / 24 Haziran 2024 16:49

    Irak Kürdistanından gelen Kürtlere de aynı muameleyi yapmışlardı. Kürdistan bayrağıyla fotoğraf çektiler diye "yerliler" onlara saldırdı, linç etmeye çalışıldı. Sonunda "linç edilmek istenen turist Kürtler" hakkında dava açıldı ve kendileri yurt dışı edildi. Saldırganların yaptıkları yanına kar kaldı.

    Yanıtla (0) (0)
  • nazmi uçkan / 24 Haziran 2024 14:48

    LAİK hukuk sadece yabancılara karşımı adaletsiz..............peki yabancı kim,suriyelilermi?BU ÜLKEDE LAİK OLMAYAN HERKES LAİKLERE GÖRE YABANCI HÜKMÜNDEDİR...........NE DEMİŞTİ SÜLEYMAN DEMİREL;BAŞÖRTÜ ÖRTECEKLER SUUDİ ARABİSTANA GİTSİN..........sadece kendimizi kandırıyoruz,farkındalığımız diplerde.....................sonuçlara değil,nedenlere yöneltmeliyiz okumuzu.okun hedefe varıp varmaması bizim değil Allahın takdiridir.

    Yanıtla (0) (0)
  • İdris Şentürk / 24 Haziran 2024 14:04

    Muhacirlere ve Başörtülü Türkiiye vatandaşı kadınlara toplu taşıma vb yerlerde saldırılar gün geçtikçe artıyor bu konuda İslami Camia maalesef Hükümete bir mesaj veremiyor bu acil olarak ele alınmalı ve genel bir tavır takınılmalı diye düşünüyorum..

    Yanıtla (0) (0)
  • Sinan / 24 Haziran 2024 13:46

    Allah belanızı versin pislikler

    Yanıtla (0) (0)
  • Gürkan köse / 24 Haziran 2024 13:33

    Emniyetin yanlış tutumunu kınıyoruz.muhacir kardeşlerimizi ölümümüze kadar yanındayızinsallah

    Yanıtla (0) (0)
  • Levent AKINCI / 24 Haziran 2024 13:24

    Olayın olduğu yere adını verdikleri Nuri Killigil mazlumun yanında olan şerefli bir insandı. Böyle şerefsizlik ile adı bile anılmamalı. İlişikteki makalede bahsettik:

    "..Bir Osmanlı subayı. Enver Paşa’nın kardeşi. Bakü fatihi. Çırpınırdın Karadeniz Marşı’nın atfedildiği Kafkas İslam Ordusu’nun komutanı. Kemalizm’e biat etmediği için bir süre Almanya’da yaşamak zorunda kaldı. Daha sonra Türkiye’ye geri döndü ve bir süre sonra silâh fabrikası kurdu. Ankara’nın bütün engellerine rağmen, İsrail’e karşı Filistinlilere ve diğer muharib Arablara ve Hindistan’a karşı da Pakistan’a mühimmat gönderdiği sırada, Haliç’teki silâh fabrikasında şüpheli bir yangın ve patlamada parçalandı. Naaşından geriye kalan bazı parçalar günler sonra kıyıya vurdu. Bu elim vefata dair meclisteki önerge ve sözde soruşturmalar yapıldıktan, olay ört bas edildikten hemen bir kaç gün sonra Ankara İsrail’i resmen tanıdı. Ne tesadüf ama! Aynı seküler düzen, bu elim hadiseden dört yıl önce de, 1945’te, evvelce kadınıyla yaşlısıyla Türkiye’ye iltica etmiş iki yüz kadar Azerbaycan Türkünü saçından, başından sürüye sürüye sınırdaki bir köprü olan Boraltan’a götürüp Sovyet Rusya’ya teslim etmiş ve bu muhacir müslümanlar oracıkta, köprünün karşı tarafında kurşuna dizilmişti. Bu teslimat işinde görevlendirilen ve fakat böyle bir zulme alet olmak istemeyen subay görevi reddetmiş ve yolda kendini vurup intihar etmişti. Ve bundan on iki yıl kadar önce de, 1933’te, Asya’da ilân edilen Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti Şeriatçı ve Enver Paşa’cı olduğu gerekçesiyle beraber İngiliz kuklası olarak yaftalanmış, resmî olarak tanınmamış ve dahası Türkiye’de basın yayın faaliyetleri de yasaklanmıştı. Kemalizm’in Türk dünyası ile münasebetleri de böyle işte. Arap dünyasına gelirsek; arabına göre değişiyor. Birazdan bahsi geçecek.."

    https://adimlardergisi.com/2024/05/15/filistin-davasinda-tarihi-sahsiyetler/

    Yanıtla (0) (0)
  • Fettah Adıgüzel / 24 Haziran 2024 13:19

    Cumhuriyet sonrası Ümmet bilinci yok edilip Arap düşmanlığı körüklendi, sonunda sarı saçlı mavi gözlüye aşık bir toplum yaratıldı, bu iflah olmaz toplumu düzeltmek ip üstünden kurbağayı atlatmaya benzer, Avrupa’nın herhangi bir Ülkesinde en küçük bir ırkçı saldırıyı Nazilerle özdeşleyen bu toplum kendi Ülkesinde Naziliğin kitabını yeniden yazıyor.

    Yanıtla (0) (0)
  • Faik KAYNAK / 24 Haziran 2024 13:03

    Bu berbat kabûl edilemez gayrı insani ve gayri ahlaki gidişata kim dur diyecek ?

    Beyaz adama bu durum reva görülmesi mümkün değil iken,
    Suriye' li kardeşlerimize neden yapılır ?

    İktidarın zayıf halkalarından biri de bu gibi durumlara seyirici kalmasıdır ..

    Net olarak bilinmesi gerekir ki,
    Bizlere sığınan Suriye' li, Afgan' lı Iraklı , Myanmar ' li , Hindistan ' li velhasıl zor durumda olan tüm kardeşlerimize ENSAR olmaya, onları kucaklamaya devam edeceğiz..

    Yanıtla (0) (0)
  • İsmail ceyran / 24 Haziran 2024 13:02

    Bir coğrafya için bundan daha büyük bir bahtsızlık mı var mı bilemedim...

    Yanıtla (0) (0)
  • Mertırmaklı / 24 Haziran 2024 12:36

    Bu insanlar Suriyeli Arap değil de; Rus, Ukraynalı ya da batı Avrupalı turistler olsaydı ne bu vicdansız ırkçılar o hareketi yapabilirdi ne de Emniyet bu işlemi!… Hükümet duruma hakim olmalı.

    Yanıtla (0) (0)
  • Ufuk Çolak / 24 Haziran 2024 12:14

    Irkçılık yapan şerefsizler
    Muhacirler bize Allah'ın emanetidir
    Allah hesap sorandır

    Yanıtla (0) (0)
  • Veysel kara / 24 Haziran 2024 12:06

    Türkiyede başıboş sokak köpeği probleminden daha önce çözülmesi gereken bir problem var: Başıboş ırkçı sorunu!

    Yanıtla (0) (0)
  • Rıdvan Kaya / 24 Haziran 2024 12:02

    Yuh olsun! Bu olacak şey mi? Bu ülke ırkçılıkla her gün biraz daha zehirlenirken daha ne kadar susulacak, görmezden gelinecek? Bu böyle gitmemeli, devam eden yanlışlıklar dizisine derhal son verilmeli! İktidarın da, İslami camianın da sorumluluğu açık, harekete geçmezsek üzerimizdeki vebal büyüyecek!

    Yanıtla (0) (0)
  • halil / 24 Haziran 2024 11:56

    devlet müdahale etmeye sokak köpeklerinden önce bunlardan başlamalı

    Yanıtla (0) (0)