
Maraşlı İslami Kuruluşlar: Mesele Konteyner Kent Meselesi Değil!
Kahramanmaraşlı İslami kuruluşlar, bölgedeki Suriyeli muhacirler için yapılmaya çalışılan ancak sol-faşistlerce engellenmek istenen çadır kentle ilgili bir açıklama yaptı.
HAKSÖZ-HABER
İslami kuruluşlar adına Kahramanmaraş Özgür-Der Temsilcisi Celal Kurşun’un okuduğu açıklamada CHP-HDP ve onların güdümündeki sol-faşistlerin ırkçı ve tahammülsüz tutumlarına dikkat çekilerek “Yaptıkları açıklamalar ve provokasyonlar ile bölge halkını ayaklandırıp kendi kokuşmuş ırkçı zihniyetlerini kusmaya çalışan bu anlayışın hedefinde yurtlarını terk etmek zorunda olan masum ve mazlum Suriye halkına duyulan hazımsızlık yatmaktadır.” denildi.
Kahramanmaraş Özgür-Der'de bir araya gelen İslami Kuruluş temsilcileri adına burada yapılan basın açıklamasının tam metni:
Mesele Konteyner Kent Meselesi Değil!
Kahramanmaraş Dulkadiroğlu merkez ilçesinin Sivricehüyük Mahallesi’nde Suriyeli muhacirler için yapılmaya başlanan konteyner kent yaklaşık iki haftadadır sözde “Halkların Kardeşliği” ilkesi ile yola çıkan HDP ve CHP milletvekillerinin kışkırtıcı ve mezhepçi tutumları ile engellenmeye çalışılıyor.
Yaptıkları açıklamalar ve provokasyonlar ile bölge halkını ayaklandırıp kendi kokuşmuş ırkçı zihniyetlerini kusmaya çalışan bu anlayışın hedefinde yurtlarını terk etmek zorunda olan masum ve mazlum Suriye halkına duyulan hazımsızlık yatmaktadır. Üstelik daha da ileri gidip 1978 olaylarına atıfta bulunarak katliam tellallığı yapmaktan da geri durmuyorlar. Gariptir ki malum tepkilerin boyutunu bölge halkı değil de Diyarbakır, Sivas, Gaziantep, Mersin, Adana ve Erzincan gibi vilayetlerden getirilen insanlar belirliyor.
Oysaki 2011 yılından beri Suriyeli muhacirlere liyakatiyle kucak açmış Kahramanmaraş halkının büyük bir Ensarlık örnekliği sergilediği bilinen bir gerçektir. Konteyner kentinin yapımını bahane ederek mevcut doku uyumunu bozmaya çalışanlar bunda muvaffak olamayacaklar. O bölgede Sünni ve Alevi köyleri yıllardır birlikte hayatlarını sürdürebiliyorken, sözde IŞİD’ çi yaftalamaları ile “Bu ailelerin erkekleri Suriye'de Alevi köylerini yakıp yıkan, onları katleden, ağızlarından ve ellerinden kan damlayan böylece Cennete gideceklerini sanan katiller” nitelemesinin içinde yatan ön yargı, kin ve nefret malum zevatın gözlerini kör etmiştir. İslam düşmanlığı yaparak inançlara saygıyı, halkların kardeşliği laf cambazlığı ile Suriye halkını ötekileştirmeyi, birlikteliği savunarak ayrılığı, yardım severliği ön plana çıkararak yetimi itip kakmayı meziyet görenler yaptıkları sinsi planlardan bihaber olacağımızı ve oyunlarına geleceğimizi zannediyorlar herhalde.
Konteyner kentin yerinin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden bahsedildiği gibi ideal bir mekan olup olmadığı tartışılabilir bir konudur. Bu mevzu ile ilgili yetkililerin en hassas ve erdemli bir şekilde tavır sergileyeceklerini, gerekli düzenlemelerin yapılacağı kanaatini taşımaktayız. Fakat Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Demokratik Alevi Derneği (DAD) ve Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKADER) gibi STK’ların kontyener kentin mekânını bahane ederek felaket senaryoları yazmaları kuzu kılığına girmiş “hümanist” kurt kisvelerini açığa vurmakta ve iç dünyalarındaki karartıyı dışarıya ziyadesiyle fışkırtmaktadır.
Mevzu Kobani halkı olsaydı PKK ve siyasi uzantısı HDP tüm dünyayı ayağa kaldırmak için kırk takla atardı. Aynı zihniyetle hareket eden CHP ise “insanlık” naraları ile tüm desteğini sunardı. Ama bahse konu olan Suriyeli Müslümanlar olunca ne hikmetse tüm savundukları değerleri satıp ikiyüzlü tavır sergilemekten geri durmuyorlar. Irkçılığı ve mezhepçiliği körükleyen “cihatçı”, “IŞID’ci” tabirleri ile ihtiyaç sahibi masum çocuk, kadın ve yaşlıları hedef tahtasına oturtan ve üstelik adında “yaşam!” kelimesi geçen Kahramanmaraş Yaşam Platformu ve diğer sol örgütler hesabını veremeyecekleri bir yolda ilerlemektedirler. Buradan kendilerine açık bir çağrıda bulunuyor ve hala yitirmemişlerse ellerini vicdanlarına koymaya, bu zihniyetle bir yere varamayacaklarını, İslam düşmanlığı ve faşizan duyguları ile sadece kendilerini perişan edeceklerini beyan ediyoruz!
İslami Kuruluşlar Adına
Uzm. Dr. Celal KURŞUN
Destek Veren Kuruluşlar:
1. İyider
2. Rahleder
3. Ekinder
4. Özgürder
5. İlim Yayma Cemiyeti
6. İkrader
7. İnsan ve Medeniyet Hareketi
8. Fikir Atölyesi
9. Hukukçular Derneği
10. Hukuki Araştırma Derneği
HABERE YORUM KAT
Dünyanın hiç bir yeri , bir etnik grup veya bir mezhebin tapulu malı değildir. 'Kobani' denen yerden iki günde,iki yüz bine yakın insan Türkiye'ye giriş yaptı ve kamplara yerleştirildi. Aralarında Pkk'lılar ve Muhaberat'çılar olduğu bilindiği halde zulümden kaçan mazlum insanların hatırına millet ses çıkarmadı. Maraş'taki mülteci kampına karşı çıkanların o günkü tavrı neydi acaba?. Türkiye'de belli bir düşünceye sahip insanları 'Yobaz', 'Faşist', 'Irkçı' diye suçlayan zihniyet sahipleri, bu sıfatları kendileri hak ediyorlar.
Yanıtla (0) (0)Suriyeli muhacirler bizim kardeşlerimiz. Onlara çifte vatandaşlık hakları verilmeli. yersiz baascılara fırsat verilmemeli.
Yanıtla (0) (0)Suriyeliler için çadır-konteynır kent hazırlanmasına gerek yok..
Yanıtla (0) (0)Kahramanmaraştaki emperyalizmin uşağı chp ve hdpkk lılarla suriyelileri mubadele edelim olsun bitsin.
Her fırsatta gerginliği tırmandırarak puslu ortamlardan kendilerine pay çıkarmaya çalışanlar bu olayda da devrede. Bir arada yaşama kültürünü benimsemiş bu topraklarda, ideolojik körlüklerini insanlık değerlerinin önüne geçiren art niyetli kimseler geçmişte yaşanan birtakım karanlık olumsuzlukları örnek göstererek kendilerine bir ekmek çıkaramayacaklardır. Şu anda K.Maraş’ta 80.000 civarında Suriyeli Muhacir yaşıyor, mahallelerde oturuyor, kimileri çalışıyor. Elhamdülillah bir problem de yok.
Yanıtla (0) (0)Hal böyleyken mezhepçi, ötekileştirici ve insani değerleri çiğneyen bu söylemi dillendiren kimseler, bu topraklarda var olan mayası İslam Kardeşliğine dayanan beraberliği, dayanışmayı ve erdemliliği engelleyemeyeceklerdir.