
Kış Olimpiyatları boykot edilirken Türkiye ne yapıyor?
Doğu Türkistan’ı ‘asimile eden’ Çin’in düzenleyeceği kış olimpiyatlarına karşı, İnsan Hakları Örgütü ‘Zulmün üstünü örtmek için olimpiyatı kullanıyorlar’ uyarısı yaptı. Kimi ülkeler diplomatik ve katılımsız boykot kararı alırken Türkiye ne yapacak?
HAKSÖZ HABER
Birçok Sivil Toplum Kuruluşu ile İnsan Hakları Örgütleri 1 milyar dolardan fazla ödeme yapan dev sponsorlara ‘çekilin’ çağrısında bulundu. Açıklamada, "Bu insani bir zorunluluk. Rejimin kirli planına ortaklık etmeyin." denildi.
Karar gazetesinin manşetten verdiği haberine göre de İnsan Hakları İzleme Örgütü, Çin'de düzenlenecek olan Kış Olimpiyatlarını diğer ülkelerin boykot etmesi gerektiğini ifade etti.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) ‘zulme karşı ortak tepki’ çağrısı gelirken, HRW Genel Direktörü Kenneth Roth, Çin’in Şubat ayında yapılacak kış olimpiyatlarını kullanarak ‘korkunç’ insan hakları sicilinin üzerini örttüğünü söyledi.
Doğu Türkistan'daki işgalini meşrulaştırmaya çalışan Çin'in attığı adımlara karşı yaptırım uygulanması talep edilirken Kış Olimpiyatlarına yönelik diplomatik boykot eden ülkelerin sayısı da artıyor. Türkiye'nin ise bu konuda adım atmaması üzücü bir durum olarak değerlendiriliyor.
Doğu Türkistan'daki Müslümanlara karşı yüzyılın en büyük insanlık suçlarını işleyen Çin Halk Cumhuriyeti, Pekin Kış Olimpiyatları’nı da bozulan imajını düzeltmek için kullanıyor.
ABD, Kanada ve Avustralya'nın ardından İngiltere de Çin'in insan hakları konusundaki sicili nedeniyle başkent Pekin'de düzenlenecek 2022 Kış Olimpiyatları'nı diplomatik olarak boykot kararı almıştı.
Öte yandan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Çin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmeyle ilgili Twitter'dan paylaşım yapan Bakan Çavuşoğlu, "Çin DiB Wang Yi ile ikili ilişkilerimizi ve bölgesel konuları ele aldık. Ekonomik işbirliği imkanlarını değerlendirdik. Başta Uygur Türkleri olmak üzere gündemimizdeki konulara ilişkin görüş, beklenti ve hassasiyetlerimizi aktardık" ifadelerini kullanarak hassas bir konu olan Doğu Türkistan konusunda siyasi söylemlere sığındı.
4-20 Şubat tarihlerinde düzenlenecek Pekin Kış Olimpiyatları'na ABD ve Avustralya'nın boykot etmesi kararına İsveç'te katıldı. İsveç Spor Bakanı Ygeman, Pekin'de gerçekleştirilecek 2022 Kış Olimpiyatları'na hükümet olarak katılmayacaklarını açıkladı.
HABERE YORUM KAT
Beyefendi haberi okuduğunuza emin misiniz? Haber Haksöz'ün değil Karar'ın. Şaka gibi vallahi şunu açıklamak zorunda kalmak ama dediğim gibi, güncel siyaset hırsı gerçekten şiraze kaydırabiliyor. Altına yorum yazdığı haberi okumadan yorum yapmak gözlerin kör olduğunu ispat için yeterli bir kanıt bence. Selametle
Yanıtla (0) (0)Çelişki, tutarsızlık, haksız itham içinde debelenip bir de kendisine yanlışını gösteren sorular gelince muhatabına cevap vermek yerine uyduruk yuvarlak ifadelerle genelleme yanlışına düşen birinden ibretlik dersler... Bir yazıdan kalkıp yıllardır duruşu, kimliği belli bir yayın organını bir çırpıda ABD tekerine takılan aparat olmakla suçlayacak kadar ölçüsüz, genellemeci başkasına gözü kör diyen....
Yanıtla (0) (0)Ne dediysem haklı çıkaran çok güzel bir yorum yapmışsınız teşekkür ederim. Hırslar nefretler gözü kör edince her şeyi güncel siyaset ekseninde okuma hastalığı çok üzücü. Ve maalesef son yıllarda buna düşen Müslüman kitle de gittikçe arttı. Bu da son dersimiz olsun :)
Yanıtla (0) (0)Sakaryalı beyefendi, yukarıdaki yazının neresinden "ABD yaptı, haydi biz de yapalım sığlığı" devşirdiğinizi merak ettim. Burdan da "ilke" dersine yol bulmak yakışmamış.
Yanıtla (0) (0)Yukarıdaki yazı insan hakları örgütleri ve yığınla devletin tavrını da söz konusu eden bir haber iktibası iken bunu "ABD'nin kendi çıkarı için oluşturduğu suni gündeme sürüklenen aparata dönüşmek" şeklinde yorumlamanız biraz zorlama olmuş diyorum.
Aynı yazıyı okuyan biri olarak, o haberden de yola çıkarak "elin gavuru bile -her ne niyet ve çıkarla olursa olsun- esasen milyonları bulan mazlum müslümanların mağduriyetini gündem edip bir tavır takınırken güya ümmetin hamisi rolü oynayan devletlularımızın sessiz kalması hiç yakışmamış" şeklinde anlıyorum. Burada ABD yaptı haydi arkasına takılalım değil, gavur kadar sesimiz çıkmıyorsa bize ayıp sonucu çıkar. Yani gavur bu konuda Müslümanın mağduriyetini dile getiren bir tavır almış diye biz susup aparat olmama bahanesiyle ilkesel tavır takınmış olmayız.
Fatih beyefendi, muhatabınız ne kastetti ise tam tersini anlayıp susmayı önerdiğimi iddia etmek yakışmamış. Bir Müslüman olarak biz bu konuları 365 gün dert ederiz, devleti de bu noktada sürekli dinç olmaya ve dikkatli davranmaya yönlendirmeye çalışırız. Ancak kurduğumuz dil "ABD yaptı, hadi biz de yapalım" sığlığında olursa 365 günlük mücadele boşa düşer, ABD'nin kendi çıkarı için oluşturduğu suni gündemde sürüklenen birer aparata dönüşürüz.
Yanıtla (0) (0)ABD'nin tavrına cevap çok daha sert çok daha net bir tavır olmalı diyorum, siz bana sessiz duralım mı diyorsunuz. İlkesel duruş herkese karşı ve özgün bir pozisyon gerektirir. ABD'nin 3 gün sonra unutacağı konuları gündemde tutmak çok farklı metotlar ve argümanlarla mümkün olabilir yalnızca
Sakaryalı beyefendi, Batı'nın veya bir başkasının kendi düşmanına karşı Müslüman bir halka yapılan zulmü aparat olarak kullanması başka Müslümanların bu mazlumiyete sebep olanlara tepki göstermesini gölgelemez. Batı bu zulme tepki göstermese de Müslümanların tepki gösterme sorumluluğu vardır. En azından devlet ricalini tepki göstermeye çağırmak gerekir. Kaldı ki burada sıradan bir spor müsabakasına değil, tam da Çin zulmünün ayyuka çıktığı bir zamanda tüm dünyanın dikkatini cezbeden bir imkandan söz edilmiş. Ayrıca buna benzer bir tepki Rusya'nın Soçi'de düzenlediği kış olimpiyatları için de dile getirilmişti. Batı tepki göstermese de Müslümanlar devlet ricalini bu olimpiyatlara da tepki vermeye davet etmişti. Bunun gibi örnekler ilk değildir. Müslümanlar da kimsenin aparatı değildir. O halde susalım da Çin zulmüne sessiz duralım diyorsunuz değil mi?
Yanıtla (0) (0)Batı yine düşmanına karşı Müslümanlara yapılan bir zulmü aparat olarak kullanıyor. Katil Esed'in destekçisi Rusya hiç boykot edilmedi. Kanada, ABD, Fransa gibi ülkelerde yapılan etkinlikler de boykot edilmedi. Bunların elinde Çin'den daha mı az Müslüman kanı var? Çin boykot edilecekse bu, Batının kuyruğuna takılarak değil, yalnız ve yalnızca ilkeli bir duruş ile yapılmalıdır. Eğer bu yapılırsa da neredeyse hiçbir organizasyona katılamaz ülke. Bu tutarlılığı hükümet ve devlet gösterebilecek ve tüm kamuoyu arkasında durabilecekse hadi hemen yapalım. Öyle değilse de kuru hamasete gerek yok, hele Karar'ın hamasetine hiç gerek yok.
Yanıtla (0) (0)