
Erteleme Tuzağı: Beynimiz Bizi Nasıl Kandırıyor?
Yaşar Süngü, erteleme alışkanlığının, sağlık sorunlarına yol açabilen bir davranış biçimi olarak, stres, kaygı ve depresyonla ilişkilendirildiğini bununla baş etmenin yollarını aktarıyor.
Yaşar Süngü/Yeni Şafak
Erteleme alışkanlığı
Gün içinde yapılması gereken bazı şeyleri ertelemek herkesin başına gelen en normal hadiselerden biri, ancak erteleme sık sık yapılıyorsa orada bir sorun vardır diyor uzmanlar.
Kronik erteleme, depresyon, kaygı ve sinir sistemindeki kaosun başlıca nedenlerinden biri olarak görülüyor.
Andrew David Huberman Amerikalı bir sinir bilimci ve podcast yayıncısı.
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde nörobiyoloji ve oftalmoloji alanında doçent. 2021'den beri sağlık ve bilim odaklı popüler Huberman Lab podcast'ine ev sahipliği yapıyor.
Andrew Huberman’ın erteleme alışkanlığını yenmek için önerdiği ve sosyal medyada paylaştığı 13 adımlık bir yol haritası var;
**
“Araştırmalar, kronik ertelemenin sadece bir alışkanlık değil, ciddi sağlık sorunlarına yol açan bir risk faktörü olduğunu gösteriyor.
Yüksek tansiyon, zayıflamış bağışıklık sistemi, kalp-damar hastalıkları ve şiddetli kaygı, en yaygın sonuçlar arasında.
Daha da kötüsü, çoğu insan bu tehlikenin farkında bile değil!
Ertelemenin sebebi bazen sadece algımız.”
**
“Bir laboratuvar çalışmasında öğrencilere basit bir bulmaca verildi. "Sadece eğlence için" denildiğinde hemen çözdüler, ancak "zekalarını ölçmek için" olduğu söylendiğinde ertelemeye başladılar.
Bu, birçok insanın başarısız olmaktan korktuğu için ertelediğini gösteriyor.”
Beyniniz tembel değil, sizi koruyor.
Araştırmalar, insanların "yetersiz" görünmektense "çaba göstermemiş" olarak algılanmayı tercih ettiğini gösteriyor.
Bu yüzden gerçekten önemli işleri erteleyip, önemsiz şeylerle oyalanıyoruz.
Erteleme, aslında başarısızlık korkusunun bir yansıması.”
**
“Erteleme zamanla bir kısır döngüye dönüşüyor.
Bilim insanları, ertelemenin stres ve kaygıyı artırarak kendini besleyen bir döngü yarattığını keşfetti.
Önce iyi hissetmek için erteliyoruz, sonra stres artıyor, beyin görevi daha tehditkâr görüyor ve yine erteliyoruz.
Sonuç? Hem zihinsel hem fiziksel sağlığımız zarar görüyor!
Ertelemeyi bitirmenin en iyi yolu: Hemen başlamak.
O döngüyü kırmak için en etkili yöntem, düşünmeden harekete geçmek.”
**
“Erteleme bir duygu tuzağıdır.
Beyniniz bozuk değil, sadece duygusal bir döngüye sıkışmış durumda.
İşte bu döngüyü kırmak için yapabilecekleriniz:
Bilim insanları birçok yöntemi test etti.
"Sadece yap!" demek işleri daha da kötüleştirdi.
Ancak tek bir şey her şeyi değiştirdi.
Erteleme döngüsünü kıran şey: Kendini affetmek!
Araştırmalar, ertelemeyi affeden öğrencilerin bir sonraki sınavda daha az ertelediğini gösterdi.
Suçluluk sizi kilitler, affetmek ise ilerlemenizi sağlar.
Kendinizi affedin ve yeniden başlayın.”
**
“Beyniniz "gelecekteki sizi" bir yabancı gibi görüyor.
Bu yüzden işleri "yarınki ben yapar" diyerek ertelemek çok kolay geliyor.
Araştırmalar, erteleme sonrası hissedilen stres ve pişmanlığı yazıya dökmenin büyük fark oluşturduğunu gösteriyor.
Gelecekteki benliğinizi gerçek gibi hissettiğinizde, erteleme %60 oranında azalıyor.
Ertelemenin asıl sebebi irade eksikliği değil, yanlış zamanlama.
Beyin taramaları gösteriyor ki yorgun, stresli veya bunalmış olduğunuzda mantıklı düşünen prefrontal korteks, duygusal beyniniz olan limbik sisteme yeniliyor.
Yani doğru zamanda çalışmak, irade gücünden daha etkili.”
**
“Kendinizi en enerjik hissettiğiniz anları iyi değerlendirin.
Ertelemeyi yenmek için doğru zamanı seçin.
Araştırmalara göre, sabah insanları öğleden sonra 2'ye kadar daha az erteliyor, gece kuşları ise 4'ten sonra daha verimli çalışıyor.
Önemli olan kendinizi zorlamak değil, beyninizin en hazır olduğu zamanı kullanmak.
Ertelemeyi bitirmenin sırrı: Gereksiz uzun düşünmeyi bırakıp, harekete geçmek.”
**
“Öyleyse zor bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul ve yorul.”
(İnşirâh Suresi 7. Ayet).
“Erteleme” diyor.
Okusaydık bilirdik.
**
Not; Çocuk katillerinin günün sonunda sığınacağı Garkad ağacı muhtemelen Trump olacak.
Siyonist katil devlet İsrail bayram dinlemedi.
Kadın, çocuk, bebek demeden 100’ün üzerinde sivil masum insanı çadırlarına bomba yağdırarak şehir etti. Dünyanın neresinde hangi ülkesinde olursa olsun bu katliamın sürmesine karşı tepki göstermek Arap, Türk, Kürt, Amerikalı, İngiliz, Çinli, Afrikalı bütün insanların ortak meselesidir.
“Bu benim değil arabın meselesi” diyenler bu katliamlardan pay sahibidir.
HABERE YORUM KAT
Bizden isgalcilin erin mallarini boykot ermemizi isteyen yneticilerden bizde istedik ki Bu sürecde israil ile bütün baglarini kes Hava ve deniz yollatini kapat. Elcini cek onlarinda elciliklerini kapat.. Ama dinlenmedi duymadilar. bakalim ne olacakdi?. Onlarin sulari sebzeleri maddi demir vs seyleri bizler vermiyormuyuz? Bunu Reis bey bilmiyormu.. Direncli bir tavir eylem gösteremediler. evet bu kanin, soykirimim, katliamin, bir payida onundur bu böyle biline..vesselam
Yanıtla (0) (0)