
Anadilleri eve hapset, Türkçe konuş, çok konuş!
AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’in Dünya Anadil Günü dolayısıyla yaptığı paylaşım, ülkede Türkçe dışındaki dillere karşı olan dışlayıcı anlayışı bir kez daha ortaya koydu.
Yahya Fırat / HAKSÖZ HABER
Türkiye’nin ulus devlet sürecine adım atmasıyla beraber Türkçe resmi dil olarak hüviyet kazandı, Türkçe dışındaki diller ise zamanla yok olmaya maruz bırakıldı.
Devletin asıl sahibi gibi hareket eden ulusçu-devletçi siyasetçiler, askerler ve laik-Kemalist çevreler, Türkçe dışındaki dilleri yok sayarak hızla asimilasyon politikalarını uyguladı. Ülkede homojenliği sağlamak adına Türkçe konuşmayı teşvik eden uygulamalar trajikomik şekilde dayatılmaya çalışıldı.
“Türkçe konuş vatandaş!”, “Türkçe konuş, çok konuş” gibi kampanyalar resmî ideolojinin eliyle yürütüldü. Ülkedeki diğer diller evlere hapsoldu, kamusal alanda kimse dilini rahatça konuşamaz oldu.
Türkçe dışındaki diller Türkçe’nin alt lehçeleri veya en iyi ihtimalle “bilinmeyen dil” olarak tanımlandı. Gelinen aşamada çok mesafe kat edilmiş olsa da hala tekçi, devletçi ve ötekiyi görmeme ısrarı bir şekilde varlığını sürdürüyor.
Türkçü, ırkçı, devletçi veya Kemalist çevrelerin bu ısrarı sürdürmesi anlaşılır. Lakin, muhafazakâr/mütedeyyin iddiasında olanların ulus devlet refleksleriyle hareket etmesi bazı tabuların kolayca yıkılmadığının en müşahhas örneği.
Milliyetçilik ve ulusçuluğun tektipleştirici anlayışıyla mücadele etmesi gereken iktidarın muhafazakâr/mütedeyyin müntesipleri maalesef milliyetçilik yarışında tam gaz ileri gidiyor.
Bunun son örneği ise AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’in Dünya Anadil Günü dolayısıyla yaptığı paylaşımla tezahür etti.
Böhürler, Anadolu’da farklı dillerin konuşulmasının kültürel zenginlik olarak tanımlayarak başladığı açıklamasına, Türkçe dışındaki dilleri eve hapsederek “zengin mirasımız Türkçeyi” korumanın ve her alanda konuşmanın ne kadar önemli olduğuna değindi.
“Ortak resmi dil olmadan ne millet ne de devlet ortada kalır” minvalinde bir tehlikeye işaret eden Böhürler, ortak dille tehdit olanlara da parmak sallıyor! Herkesin Türkçe konuşmasının birlik ve beraberliği sağlayacağını belirten Böhürler, sağolsun evde konuştuğumuz ana dillerimize de karışmıyormuş!
HABERE YORUM KAT
Ayşe Böhürler'in yeşil feminist çizgide bir kadın olduğunu düşünüyorum. İslam'ı bildiğini zanneder ama Kur'an ın en temel ilkelerinden haberi yok.
Yanıtla (0) (0)Rum Süresini ve Hucurat Süresini yeniden okumasını ve üzerinde derin bir şekilde düşünmesini tavsiye ederim.
Nasıl olacak Allah'ım!... Müslümanım diyenden, birde tesettürlü bir insandan nasıl böyle sözler sadır olur. Beynim yandı... Allah'ın vermiş olduğu bir hak, hangi akılla ötelenir. Bu ne korkunç bir şey... Nasıl iman etmek bu!... İşittik ve itaat etmedik demeye getiriyorlar... Müslümanım diyenden böyle bir şey çıkıyorsa zaten diğerlerine bir şey diyemeyiz... 200 yıldır bu tohumları içimize atan küresel güçlerin ekmeğine yağ sürmüyor muyuz?.. Zaten amaçları bu tür aykırılıkları körükleyip bizi sömürmektir. Biz de tam bunların istediklerini yapıyoruz. Allah"tan korkmak lazım... Kuldan utanmak lazım. Dilleriniz ve renkleriniz benim ayetlerimdendir diyor yaradan... Biz bu dilleri hor mu görüyoruz?.. Bu aynı zamanda küresel güçlerin maşası olan PKK nin de ekmeğine yağ sürmek oluyor. Bunu biliniz ve kendinize dönün.
Yanıtla (0) (0)Ayşe Böhürler bu çarpık sözlerden sonra, bakalım bir özür mü dileyecek yoksa sözlerim çarpıtıldı diyerek başkalarını mı suçlayacak göreceğiz.
Yanıtla (0) (0)herkes dilini konuşmalı.................kuran dili ARAPÇA ise bütün müslümanların ortak resmi dili olmalıdır....................keferelerde ortak dil ingilizce...........................farklı müslüman ülkelerin vatandaşları ingilizce olarak anlaşmaktadırlar........ne kadar acı.
Yanıtla (0) (0)Dil, aidiyet ve mensubiyet ile ilgili bu yazı ve yorumların totalini takdir ederek / sindirerek okudum .. Ben de naçizane farklı bir pencereden tesbit yapayım dedim ..
Yanıtla (0) (0)Ak Parti'nin lider RTE evrensel kodlar taşıyan , dünya müslümanları için alâmeti farika halini almış " Rabia işaretinin " içini boşaltarak .. milliyetçi, tekçi , devletçi, sekter, militer nüveler ile soslayarak, neticede siyasi emellerine alet etmesi manidar bir durum .. insaf vicdan merhamet vb.. manevi duyguların üzerine beton dökerek, " Kazan Kazan üzerinden okumaların / Makyevelist düşüncenin beyni ahtapot gibi sarması " netice itibariyle, insanı nasıl savurduğunun resmidir ..
Netice itibariyle,
Rabbim ayaklarımızı dinin üzerine sabit kıl, rızasına ve muradına uygun bir hayatı önceleyen mümin / muvahhid zümreden eyle !
Coğrafya kaderdir denir ya, kavim, anne baba, dolayısıyla dil de kavimdir. Yani öncesinde tercih yapılamayandır. Bunun belirleyicisi de Allah'tır. Kim ki birini veya bir grubu kavminden, dilinden, cinsiyetinden dolayı aşağılar, dışlarsa; kim ki kavmiyle diğerlerine üstün olduğunu iddia ederse Allah'ı adil olmamakla itham etmiş olur. Ve dahi Allah'ın kaderine, dolayısıyla Allah'a asi olur.
Yanıtla (0) (0)tek millet tek bayrak tek vatan tek devlet derken böhürler buna tek dil’i de eklemiş, bu işin sonu tek parti, tek mezhep, tek adam uzar gider… Yerli ve Milli politikanın varacağı sonuç bu. Allah hidayetten sonra dalalet vermesin…
Yanıtla (0) (0)İşte akpartinin içindeki böyleleri insanları ayriştiriyorlar,sağolsun ayşe hanım en az demiş evinizde dilinizi konuşabilirsiniz ya deseydi evinizdede dilinizi konuşamasiniz o zaman ne yapardık, hani güzel bir deyimdir Türkçülüğün akımı Kürtçülüğu doğurmuştur, böylelerin yüzünden Kürtçülük doruğa ulaştı sorsan bu vekilimiz dinine bağli başıda örtülü ancak kafasında ummetçilik fikrini özümsememiş,Kur,an daki Rum suresi nin ilgili ayeti hiç nazara almamiştir.
Yanıtla (0) (0)