
Sediyani’nin Şiir Kitabı “Gülistan” Çıktı
Sitemiz yazarlarından edebiyatçı ve şair İbrahim Sediyani’nin şiir kitabı “Gülistan”, Ekin Yayınlarından çıktı.
HAKSÖZ-HABER
Dünya ülkelerini gezerek kaleme aldığı gezi edebiyatı ve farklı dillerde yazdığı şiirleriyle bilinen edebiyatçı ve şair İbrahim Sediyani’nin şiir kitabı, Ekin Yayınları arasından çıktı: “Gülistan”
Şiir dostlarıyla buluşan “Gülistan”, Sediyani’nin öğrencilik dönemlerinden bugüne dek hayatının çeşitli dönemlerinde kaleme aldığı şiirlerden bir demet sunuyor. Kitapta toplam 25 şiir yer alıyor. Bunların 17 tanesi Türkçe, 6 tanesi Kürtçe, 1 tanesi Almanca, 1 tanesi de 6 dilde (Türkçe, Kürtçe, Almanca, İngilizce, Arapça, Farsça) yazılmış.
Kitapta İbrahim Sediyani’nin sanatçı Yusuf Can tarafından “Mavi Düşler” adıyla bestelenip okunan Mavi Marmara şiiri de yer alıyor.
Şiirleri ilgiyle okunan Sediyani, son olarak Sanat Enstitüsü’nün davetlisi olarak “Tahran Şiir Gecesi”nde sahne almıştı. Sediyani burada Edebiyat Parkı içindeki Şiir Bahçesi’nde şiir dostlarına Türkçe, Kürtçe ve Almanca şiirlerini okumuştu.
“Adını Arayan Coğrafya” isimli bir araştırma kitabı bulunan Sediyani’nin, “Gülistan”, ikinci kitabı olarak okuyucularıyla buluşuyor.
“Gülistan”da, İbrahim Sediyani’nin şu şiirleri yer alıyor:
Gúla Rozín
Ağladıkça Yeşile Çalar Gözlerin
Seni Sevmek
Ülkemin Türküsü
Sakın Kapama Gözlerini
November Sevgilim
Mavi Dizeler
Ülkemin Alnına Vuran Bûsedir Karadeniz’in Dalgaları
Bir Güvercin Kanatlandı Diyarbakır Semalarına Doğru
Deprem
Basra Gelini
Bedrin Muharibleri
Mississippi 500 Yaşında
Nijeryalı Şehidler
Filistinli Çocuk
Dağlarına Özgürlük Ateşi Düşmüş Kafkasya’nın
Mavi Marmara
Behmen
Dıkolım Navê Te
Behra Hêşin
Lê Lê Diyarbekir
Cezayir a Brindar
Bes
Ahe-ng
Die Herbstblätter
Okuyucularını şiirleriyle buluşturan edebiyatçı yazar İbrahim Sediyani’yi ve 92. kitabı ile yayın hayatına katkılarını sunmaya devam eden Ekin Yayınları’nı tebrik ediyoruz.
SİPARİŞ İÇİN: 0212 524 10 28 / ekinkitab@gmail.com
Kitabın “Önsöz”ünden:
Duyguların ve duyguya ait olanın iğdiş edilip sığlaştırıldığı, modern hayatın ve cahiliyenin yabancılaşma ve savrulmayı hızlandırdığı bir vasatta şiir zor, netameli bir o kadar da anlamlı ve gerekli bir çaba. Duygunun endüstrileşmesi ve otomatik-seri üretimlerin kolay olanı tüketme iştahına hizmet etmesi sanat için bir başka tehlike. Evimizi, ocağımızı, dilimizi ve dimağımızı dirilten değil kirleten, bencil ve başkasının ağrısına sağır ürünler piyasada iştah kabartıyor. Hakikatin elinden tutacak, ona omuz verecek okurlar/şairler/yazarlar arıyor gözlerimiz. Zira kendi zincirlerini kıramamış bir sanatçının, muhataplarını zincirlerinden özgürleştirmesi boş bir çabadır.
Bir özgürleşme, özgürleştirme çabası olarak sanat yoz ve çirkin, kaba ve yüzsüz, murdar ve zalim olana karşı bir mücadele aracıdır. Bunca tuğyan içinde bizi arındıracak, insani melekelerimizi tekrar ve yeniden daha güçlü kulağımıza fısıldayacak bir salih ameldir.
Korkunun buyurganlığına, ataletin, bencilliğin ve kendiliğindenciliğin zayıflığına topyekun bir dirençtir. İnancın hududunun ve ulusunun olmadığını haykıran taptaze bir filiz, inançla dirilen yeryüzüdür.
Düşünsel ve yazınsal faaliyetlerin muhataplarını etkileyebilmesinin en önemli iki şartı vardır. Bunlardan birincisi hakikati barındırması, ikincisi ise hakikatin en etkili, en zarif bir üslupla anlatılmasıdır. Bunun en önemli yolu ise şiirdir.
Şair, şiirini yazarak yaşanılan/yaşadığı hayata kalemini/kelamını şahit tutar. Şairimizin dediği gibi: “Yaşamak bir şiir, yeni anladım/Mısraları bünyanun mersus, sarı yapraklar ve buz mavisi.”
Yitirdiğimiz tüm zenginlikleri, şiirle yeniden bulur şair. “Göçmen kuşlar”ca yazılmış gibidir şiirleri. Harran, Muradiye, Beytüşşebap, Fırat, Erbaa, Dicle, Erciyes, Hattuşaş, Aspendos vs. Tabiatla gardaş bir dildir şairin dili. Hayatın dağdağası içinde kaybettiğimiz, göremediğimiz afakî ayetleri gözlerimizin önüne serer adeta. Bir an için gözlerinizi kapattığınızda bir dağ köyünde kuzu sesleriyle uyandırır sizi. Biraz yekinir, kımıldar ancak uyanmak istemezsiniz bu rüyadan. Allahu Ekber nidasıyla Nijerya’da, Filistin’de, Kafkasya’da, Bağdat’ta, Mavi Marmara’da bir mücadelenin ortasında derin uykudan uyanırsınız anında.
Şiirde kendinden ötekine doğru kayan bir benlik inşa edilir. Çünkü şiirinde dayatılan sınırları koruyan ve kollayan bir şair, artık adil bir kimlik, adil bir şair değil bir sınır bekçisidir. İşte bu sebeple bu kitap adeta yeniden bir coğrafya tanımı yapar. Üretilen, çizilen, dışlayan, parçalayan, ayıran, tanımlayan bir coğrafya değil; doğal, içselleştiren, bütünleştiren, birleştiren, anlayan, tanıyan bir coğrafya anlayışını yeniden şiirle üretir. Endülüs’ten Kürdistan’a, Anadolu’dan Urumçi’ye, Kafkasya’dan Balkanlar’a, Somali’den Küba’ya ülkeler coğrafyası değil bir ümmet coğrafyası çizer şair. Dağın, taşın, denizin, ırmağın konuşmaları; Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in, Arap’ın, Acem’in mustezaf çığlıkları kulaklarınızda uğuldar. Bazen adım adım, bazen koşarak, bazen usulca geçilir/gezilir bu coğrafyada ama hep çocuksu bir merak, devrimci bir inatla.
Bu kitap toplam 25 şiirden oluşmaktadır. Şiirlerin 17 tanesi Türkçe, 6 tanesi Kürtçe, 1 tanesi Almanca, 1 tanesi de 6 dilde (Türkçe, Kürtçe, Almanca, İngilizce, Arapça, Farsça) yazılmıştır.
HABERE YORUM KAT
"Her arslanın bir yatışı ve her yiğidin de bir yoğur yeyişi vardır!" derlerdi büyüklerimiz. Ki, farklılıklar olacak ki hayatın bir anlamı olsun...
Yanıtla (0) (0)Yaklaşık altı, yedi yılkdır tanıdığım ve zaman içerisinde kardeşlik olgusuna uygunluk içerisinde bir hukukumnuz oluştu! Su içtik, çay içtik, Kürt böreği yedik vs.
Birde İslam düşüncesinden mütevellit Kürt sorunundan, bier yığın konuya fikir teatimiz husule geldi ve inşçallah gelmeye de devam edecektir!
Yazılarını takip etmeye çalışıyorum, o upuzun yazmaya çalışsa da! Epey zamandır varlığından haberimin olduğu şiirleri nihayet kitaplaştı ve bendeniz o şiirleri bir çırpıda okudum. Yabancı dilim Kürtçe olduğu halde türkü sözü okur gibi o şiirlwrini de okudum. Klasik Kürt şiiri tadı veriyordu. Yeri geldğinde yine okumaya çalışacağım, Ahmed é Ciziri'nin diwan'ının yıllardır tekraren okuuduğum gibi, Selamlar!
sevgili ibrahim sediyani çok sevindiğimi bildirip rabbimden hayırlara vesile olmasını dilerim. hayırlı olsun okuyan yüreklerde uyanışa vesile olsun. selam ve dua ile....
Yanıtla (0) (0)İbrahim Kardeşimi tebrik ediyor; şiirlerinin tevhid, adalet, özgürlük mesajının güzel ve etkili bir biçimde iletilmesine katkı sağlmasını diliyorum. Rabbim hayırlı, bereketli kılsın!
Yanıtla (0) (0)Kardeşim;
Yanıtla (0) (0)Allah yeni kitabını hayırlara vesile kılsın.
Bir an önce okuyup değerlendirmek istiyorum.
Sanırım içerisinden 2 şiiri hatırlıyorum. Bana kendi sesinden okumuştun. Çok da güzel yorumlamıştın.
Yenilerini bekliyoruz.
Selam ve cennet duası ile
Ankara\'dan selamlar
“Gülistan”a gösterdikleri ilgi ve kaleme aldıkları nezaket dolu ifadelerinden dolayı bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Yanıtla (0) (0)Sevgili Sinan Ceran’a çok daha özel bir teşekkür ve vefa borcum var. Kitabın, yukarıdaki haberin içinde de okuduğunuz o güzel “Yayınevinin Önsözü” metnini Sinan Ceran ağabey kaleme aldı.
Sinan ağabey beni çok mahcup etti; nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.
Aslı Ateş Kaya ablamın da çok güzel ifade ettiği gibi, “Kitap, bir yazarın özenle besleyip büyüttüğü, emek verdiği, özen gösterdiği ‘çocuğu’ gibidir.”
Sinan Ağabey;
Kitaba öyle bir “Önsöz” yazdın ki, bebek doğana kadar çektiğim bütün doğum sancılarını unutturdun bana.
Allâh senden razı olsun, Sinan Ceran Hocam.
Sivas’a ve Sivas halkına selamlar.
İbrahim kardeşimi ve Ekin yayınlarını tebrik ediyorum, hayırlı olsun. Güçlü duygularının ifadesi olan şiirlerin yazıların gibi bizi kuşatacak inşaallah. (Bu arada Türkçenin de ne kadar güzel ve ifade gücü olan zengin bir dil olduğunu bize göstermiş oldun, teşekkürler!)
Yanıtla (0) (0)İbrahim Kardeşim yeni kitabını Allah hayırlı kılsın. Adını Arayan Coğrafya'yı da büyük bir merakla okudum. yeni çalşmalarını merakla bekliyoruz. baki selamlar.
Yanıtla (0) (0)Sevgili kardeşim,
Yanıtla (0) (0)Gönlünden çağlayarak taşan duygularının ete kemiğe büründüğünü duymak beni çok sevindirdi.
Çok çok daha güzellerini yazmana teşvik olur inşallah.
Temin etmeyle uğraşmayaağız. Zeliha sayesinde kitabı okumuş olduk . Teşekkürler.
Yanıtla (0) (0)kitabınız hayırlı olsun kardeşim... Gayret ve çabalarımızı boşa çıkarmayan Rabbimize hamdolsun...
Yanıtla (0) (0)Hayirli olsun ibrahim bey..En yakin zamanda temin edip,okuyacagiz insallah....
Yanıtla (0) (0)İbrahim Kardeşimin kitabını merakla bekliyordum, okuyacağız inş. O bizleri alıp götüren, duygularımıza tercüman olan yazılarından demetler bulabileceğime inandığım şiir kitabının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kitap, bir yazarın özenle besleyip büyüttüğü, emek verdiği, özen gösterdiği 'çocuğu' gibidir.
Yanıtla (0) (0)Tebrik eder, daha nice kitaplarınızı okumayı beklediğimizi bilmenizi isterim...
Coşkulu, duygusal ve gezgin şairi Sediyani kardeşim kitabı hayırlı olsun.
Yanıtla (0) (0)Direnişe çeyiz dokuyan Basra gelinine, sakın lapama gözlerini, üşürüz sonra.
Bir yanı “Düğün”, bir yanı “Ölüm olan Dünyayı kurtaracak formülün, vahdaniyet, adalet ve barış olan üçlü formülün; yaşlı ve bir o kadar da dertli olan gezegenimizi kurtaracak yegâne formül olduğunu haykıran kalemin uğramadığı ülke kalmasın.
Adaletin olmadığı yerde fitne ve terörün olduğu mavi boncuk dizilmiş riyakâr dünyada; zincirlerini kırmış, taasuup’tan, kibirden uzak, Massai ülkesinden Balkanlara, Nijerya’dan Uygur’a, Kafkaslardan uzak olmayan Peru’ya kadar dünyanın bütün mazlumlarının sesi olasın.
Kaba ve yüzsüz, murdar ve zalim olana karşı bir mücadele aracı, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in, Arap’ın, Acem’in mustezaf çığlıkları olan şiirlerin bütün Emperyalist işbirlikçisi, Kemalist, Baasist, Mezhepçi diktatörlerin kulaklarında uğuldasın.
Dua ve selam ile,
Hayırlı olsun sevgili dostum.
Yanıtla (0) (0)ibrahim abi hayırlı uğurlu olsun şiir kitabınız. şiir kitabnızın çıkacağını duymuş merakla bekliyordum. çıktığını duyunca çok sevinmiştim.
Yanıtla (0) (0)"Duyguların ve duyguya ait olanın iğdiş edilip sığlaştırıldığı, modern hayatın ve cahiliyenin yabancılaşma ve savrulmayı hızlandırdığı bir vasatta şiir zor, netameli bir o kadar da anlamlı ve gerekli bir çaba. Duygunun endüstrileşmesi ve otomatik-seri üretimlerin kolay olanı tüketme iştahına hizmet etmesi sanat için bir başka tehlike. Evimizi, ocağımızı, dilimizi ve dimağımızı dirilten değil kirleten, bencil ve başkasının ağrısına sağır ürünler piyasada iştah kabartıyor. Hakikatin elinden tutacak, ona omuz verecek okurlar/şairler/yazarlar arıyor gözlerimiz. Zira kendi zincirlerini kıramamış bir sanatçının, muhataplarını zincirlerinden özgürleştirmesi boş bir çabadır."
Yanıtla (0) (0)Bir gül kopardım gönül bahçesinden
parmaklarımda kan
bir gül kopardım dilara lehçesinden
takmak için saçlarına
gül kokulu hicaba bürünesin diye
devrimdir iç dünyanda yaşadığın med – cezir
kendine yabancılaşma sandığın duygular
aslında öze dönüştür
yeni bir hayata başlar benliğimiz
güneş topraklarımıza da doğar bir gün
bir gece ansızın parçalanır zincirleri nefretin
bir seher vakti kaldırırlar başlarını ayçiçeği çocuklar
bir sabah yeni bir hayata açar gözlerini şiir kokulu kadınlar
bambaşka bir ezan sesi duyulur İshakpaşa sarayından
“Hayâ’lel hayr’ul- âmel”
“Hayâ’lel hayr’ul- âmel”
ve uyanır oniki bin yıllık uykudan Yukarı Fırat havzası.
Nehirdir her bir şiir sana doğru akınca
her makale bir metropoldür sen dokununca sözcüklere
kalbin ayna tutar fikrime
yeniden ahitleşirim yaşlı bir ağacın altında dâvâmla
bir kez daha yürürüm Dara Hênê üzerine
bir daha kuşatır yüreğim Diyarbekir surlarını
yeniden sevdaya tutulur Murat suyu
darağacına çekilir benliğim, hüzün olur Haziran
ve aynı son sözleri mırıldanır dudaklarım:
“We lâ ubâlî bi sulbî fî cuz'u-ir râda
İn kâne mesre'i fî- Allâh'i we fî'd- Dîn”
sen “Çeşm-i Gazel” yazılarımın ilhâm kaynağı
Sediyan topraklarını besleyen Peri Çayı
sakın kapama gözlerini
üşürüm sonra.
"Korkunun buyurganlığına, ataletin, bencilliğin ve kendiliğindenciliğin zayıflığına topyekun bir dirençtir. İnancın hududunun ve ulusunun olmadığını haykıran taptaze bir filiz, inançla dirilen yeryüzüdür"
Yanıtla (0) (0)Oy gülüm
gûla reyhan gülüm
sana Rawalpindi oyalı yazma alamadım ya
Ohri’nin incisini nun gibi boynuna asamadım ya
İsfahan lalesini lamelif destesiyle uzatamadım ya
Struga şiirlerimi sana elif elif okuyamadım ya
bu kara sevdâyı Balakot’un çocukları gibi mâsum tutamadım ya
içimdeki Burrel yangınını Erzeni sularıyla söndüremedim ya
yasemin yasemin büyüyen isyanımı Tahrir Meydanı’nda haykıramadım ya
oy gülüm
gûla reyhan gülüm
Be’er-Şeva gözlerimdeki hapishanede seni tutsak edemedim ya.
"Şiirde kendinden ötekine doğru kayan bir benlik inşa edilir. Çünkü şiirinde dayatılan sınırları koruyan ve kollayan bir şair, artık adil bir kimlik, adil bir şair değil bir sınır bekçisidir. İşte bu sebeple bu kitap adeta yeniden bir coğrafya tanımı yapar. Üretilen, çizilen, dışlayan, parçalayan, ayıran, tanımlayan bir coğrafya değil; doğal, içselleştiren, bütünleştiren, birleştiren, anlayan, tanıyan bir coğrafya anlayışını yeniden şiirle üretir."
Bir kuş gibi uçup gitti konduğu yüreğimden
yaşama sevincim
kurudu köyümün topraklarına akan ırmak
yapayalnız kaldı beyaz sayfalar
üşüdü şiirin mısraları
savruldu göğsümde yükselen dağlar
karlar düştü eteklerine düşlerin
hayâllerimi düşürdüğüm denizler
dert ortağım nehirler
ve dûâyla ellerimi kaldırdığım gökyüzü
girmiş yetim bir çocuğun gözlerine
bakıyor mavi.
Zûlüm kaplamış her bir yanını yeryüzünün
çiğnenmiş ayak altında insanlık onuru
hançerlenmiş adalet, kirlenmiş haysiyetler
ordular işgale çıkmış
yasaklanmış diller, zincirlenmiş bilekler
düşman etmiş biribirlerine Adem’in çocuklarını
kavmiyetçilik belası ve egemenlik hırsı
sinmiş özgürlük sevdâsı dizelerine şiirlerin
yüreğine işlemiş bu kavga şâirin
doğunun ve batının mahzun coğrafyalarını
yitik ülkelerin topraklarını besleyen ırmaklar
sevgiliye kavuşurcasına akan nehirler
mürekkep olmuş kaleminde Sediyani’nin
yazıyor mavi.
"Bir özgürleşme, özgürleştirme çabası olarak sanat yoz ve çirkin, kaba ve yüzsüz, murdar ve zalim olana karşı bir mücadele aracıdır. Bunca tuğyan içinde bizi arındıracak, insani melekelerimizi tekrar ve yeniden daha güçlü kulağımıza fısıldayacak bir salih ameldir."
Yanıtla (0) (0)Emzirmesi biten bir bebeğin
ağzının iki yanından süzülen
anne sütü gibi akıyor Dicle ve Fırat
çocukların iki memesi arasında büyüyor
ve özgürleşiyor yitik ülkem Gülistan
ana kucağı gibi sıcaktır Ğarzan ovası
ve bir babanın merhametini saklar bağrında Serhat
ağladıkça yeşile çalar gözlerin
yeşile çalar Zigana geçidi
yeşile çalar Eleşkirt
yeşile Beytüşşebap, Erbaa ve Şebinkarahisar
daha bir asildir Kızılırmak sen ağladıkça
daha bir ulaşılmaz kılınır Erciyes
ve Ninova’ya daha bir yakın durur Hattuşaş.
"Şair, şiirini yazarak yaşanılan/yaşadığı hayata kalemini/kelamını şahit tutar. Şairimizin dediği gibi: “Yaşamak bir şiir, yeni anladım/Mısraları bünyanun mersus, sarı yapraklar ve buz mavisi.”"
Yaşamak bir şiir, yeni anladım
mısraları bünyanun mersus, sarı yapraklar ve buz mavisi
dağların bir yamacı muhacir çeşmesi
zozan, yeşil örtüsü çoban kızının
bir yamacı güneş vuran göğsüm
bir kez bile değmeyen gölgesi saçlarının
içimde kaval sesi var
kuzular meletiyorum mezarlıklarda
ben ölünce sen kapat cansız ağzımı, gúla rozín
soğuk dudaklarımda gezdir, çoban kızı
yüzüksüz parmaklarını.
Dört tane duvar ve huzurlu bir sabah kahvaltısı
anladım ki buymuş dünyada en büyük zenginlik
üşüyorum sokaklar çok soğuk, gúla rozín
yıldızların sayısını bile ezberledim saya saya
neden her gece aynı şeyler giriyor rüyalarıma
bir evladın yüreğine gömdüğü hüzün
küçük bir kız çocuğunun kıvrım kıvrım saçları
her okşadığımda bir daha yarılır kızıldeniz orta yerinden
her öptüğümde bir damla su düşer ateşine ibrahimin
her kokladığımda bir güvercin yuva yapar sevr mağarasına
ve her uyandığımda yeniden korku
yeniden çığlık
bir mukaddime de ben yazarım kendi endülüsümde
bir danişmend de ben olurum dergahsız ve yurtsuz
bir hasan sabbah da ben büyütürüm gizli gizli içimde.
İbrahim Sediyani'yi ve Ekin Yayınlarını tebrik ediyorum.
Yanıtla (0) (0)Hayırlı olsun.
Bugün çok mutluyum biliyor musunuz?
Yanıtla (0) (0)Ekin Yayınları sana çok teşekkür ediyoruz.
Yitik ülkelerin çocukları, kayıp coğrafyaların kadınları adına teşekkür ediyoruz. Gönül dilini konuşan tüm kimliksiz halklar adına teşekkür ediyoruz.
Kayıp şehirlerin kimliğini arayan devrimcileri yürekleri adına teşekkür ediyoruz.
Sevgiliye kavuşurcasına akan nehirler adına teşekkür ediyoruz. Dicle adına, Fırat adına, Yeşilırmak adına, Kızılrımak adına, Missisippi adına, Tuna adına, Nil adına teşekkür ediyoruz.
Yasaklanan diller, isimleri haritadan silinen yerleşim birimleri adına teşekkür ediyoruz.
“Çağdaş Evliya Çelebi” ve “Yahudi kadın Hannah Arendt’in Müslüman erkek ikizi” İbrahim Sediyani’nin seyahatnamesiyle şereflenen tüm ülkeler adına teşekkür ediyoruz. İran adına, Kenya adına, Makedonya adına, Arnavutluk adına, Mısır adına, Pakistan adına, İsviçre adına, Almanya adına, Avusturya adına, Çek adına, İtalya adına teşekkür ediyoruz.
Gönül dünyamıza tarifsiz bir zenginlik kazandıran, kalbimizdeki tüm kirleri silen bu güzel şiirleri kitaplaştırdığın için sana çok teşekkür ediyoruz Ekin Yayınları.
Bugün çok mutluyum biliyor musunuz?
Bugün bayram.
Diyarbekir’in, Gazze’nin, Nairobi’nin, Saraybosna’nın, Urumçi’nin, Grozni’nin bayramı.
Oturup dursanız ama sorduklarında ayakta olduğunuzu savunsanız ısrarla;
Yanıtla (0) (0)Gitseniz gitmeyeceğiniz yere ama sorduklarında gitmediğinizi söyleyip kandırsanız kendinizi ;
Öksürüp dursanız kan kusarcasına ama sorduklarında gürültü mü çıkartıyorum ki ? deseniz;
Sıyrılamasanız öbek öbek cahiliyenin kirlerinden ama sorduklarında romantik devrimlerden dem vursanız ;
Ve odanızın kapısı çalsa arka arkaya üç defa ;
Kim o demeden bilseniz kimin geldiğini;
Tüm yalnızlığıyla Şair (!) İbrahim Sediyani..
(Hayırlı uğurlu olsun)
Sevgili Sedîyanî,
Yanıtla (0) (0)Bahtı açık olsun Gulîstan'ın...
Şeyhmus DİKEN
"Yitirdiğimiz tüm zenginlikleri, şiirle yeniden bulur şair. “Göçmen kuşlar”ca yazılmış gibidir şiirleri. Harran, Muradiye, Beytüşşebap, Fırat, Erbaa, Dicle, Erciyes, Hattuşaş, Aspendos vs. Tabiatla gardaş bir dildir şairin dili. Hayatın dağdağası içinde kaybettiğimiz, göremediğimiz afakî ayetleri gözlerimizin önüne serer adeta. Bir an için gözlerinizi kapattığınızda bir dağ köyünde kuzu sesleriyle uyandırır sizi. Biraz yekinir, kımıldar ancak uyanmak istemezsiniz bu rüyadan. Allahu Ekber nidasıyla Nijerya’da, Filistin’de, Kafkasya’da, Bağdat’ta, Mavi Marmara’da bir mücadelenin ortasında derin uykudan uyanırsınız anında."
Yanıtla (0) (0)