1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. "Okunup Dinlenen Kuran’dan ‘Seyredilen’ Kuran’a"
"Okunup Dinlenen Kuran’dan ‘Seyredilen’ Kuran’a"

"Okunup Dinlenen Kuran’dan ‘Seyredilen’ Kuran’a"

Kur’an-ı Kerim’i “güzel” okuma yarışması adı altında ortaya konulan ve Kur’an ahlakıyla yakından uzaktan alakası olmayan görüntülere tepki “karşı cenah”ın gazetelerinden birisi Cumhuriyet’te yayınlanan bir yazıdan geldi!

29 Mayıs 2017 Pazartesi 15:19A+A-

Okunup Dinlenen Kuran’dan ‘Seyredilen’ Kuran’a / Tayfun Atay

TRT 1’de başlama vuruşunu önceki gece yapan “Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması” üzerine cuma günü, program başlamadan önce yazmıştım. Şimdi ilk bölümü izledikten sonra, “O Ses Türkiye” formatından çok bariz bir etkileşim ve esinlenme hissettiğimi söyleyebilirim. Tabii bu etkileşimin yaratttığı bir “psikoloji” de beraberinde geliyor. İletişim Kuramcısı Neil Postman, aşağıda biraz daha ayrıntılı yararlanacağımız eşsiz çalışması, “Televizyon: Öldüren Eğlence”de “sekülarizm psikolojisi” olarak tanımlıyor bunu.

Biz de Kur’an’ı güzel okuma yarışmacılarının kuliste eğlenceli bir sohbete yatırılmalarından, sonra tanıtım videolarının akışından, nihayet sahneye, seyirci ve jüri karşısına çıkma tarzlarından hareketle oluşan “O Ses Türkiye” andırımından beslenen bir “seküler psikoloji” içinde izliyoruz programı!..

Meselenin bam teli de burası.

Böylesi bir çalışma (yarışma) üreten “dinî akıl” ne amaçlıyor?

Dini, “MESH” (Medya+Eğlence+Show) endüstrisinin çekim gücüne kapılmış kitle kültürü insanına ulaştırmayı...

Pek âlâ! Ama sonuçta dini “din” olarak yapan en temel hususiyet, yani kutsallık, “MESH”le haşir neşir olundukça ağırlığını, asaletini ve asliliğini kaybediyor.
Söz gelimi jüri koltuğundaki kıymetli, kıdemli, oturaklı hocalarımız, karşılarındaki genç ve gariban hafızları eleştiriyor: “Kur’an’ı okurken dilinizle gönlünüz birlikte hareket etsin!.. Bunu göremedim ben.” Yahut, “Biraz daha ‘Aşr-ı Şerif’ ile hemhal olun!” Yahut, “Mustafa, çok fahiş hataların var oğlum!..”

İlahi Hocalarım! Yahu bu çocuklar nasıl dille gönülü bağlasın?! Karşılarında Allah rızası için hûşû ile onları dinlemeye gelmiş bir “cemaat” yok ki... Tilavete âmin demeye değil, “performans”a oy vermeye gelmiş “seyirciler” var.

Bu genç hafızlar nasıl “Aşr-ı Şerif” (10 ayet uzunlukta okunan Kur’an) ile hemhal olsun?! Kendilerini beğendirme ve kafalarında uçuşan çil çil altınlar var!..
Nasıl fahiş hata yapmasınlar?! Allah rızası için tevekkülle ve takva üzere değil, dünyalık peşinde ve sizlerin hakemliğinde toplayacağı puanlar için okuyorlar Kur’an-ı Azîmüşşan’ı!..

Evet, okuyan açısından Kur’an amaç değil, bir “araç” burada... Amaç, 50 tam altın, olmadı 20 tam altın, o da olmadı 10 tam altın...

Dinleyen açısından?

Dinleyen mi?!

Dinleyen yok ki, seyreden var!..

Okunan Kur’an değil, dinlenen Kur’an da değil, “seyredilen” Kur’an söz konusu burada.

Kur’an, kıraat edilmiyor, “temaşa” ediliyor.

Ve seyir, okumaya da, dinlemeye de, kıraata da düşmandır.

Buna en bariz örnek, 1990’ların başından itibaren bu memlekette dindarlara “alternatif” sunmak üzere yayına başlayan televizyon kanallarının Kur’an tilavetini önceleri “prime-time”da sunarken zamanla bunu (geçim derdiyle!) gece yarılarına çekmesidir!..

Postman’ın vurguladığı üzere, dinlerde hedeflenen eğlencenin değil kutsallığın yaratılmasıdır. Eğlence ise kutsallıktan uzaklaşmanın aracıdır. Ve din, televizyonda, başka her şey gibi bir “eğlence” olarak sunulmaktadır:

“Dini, tarihsel, derinlikli ve kutsal bir insani etkinlik durumuna sokan bütün özellikler silinmiştir; ne bir ritüel, ne bir dogma, ne bir gelenek, ne bir teoloji ve her şey bir yana ne de bir ruhsal aşkınlık duygusu söz konusudur” (“Televizyon: Öldüren Eğlence”den).

Keyfiyet budur. Din, televizyonunun, dolayısıyla popüler kültürün, dolayısıyla “yalan dünya”nın içeriğine girmemekte, bunların tümü dinin içeriğine girmektedir.

O yüzden “Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması”, günümüz İslam toplumlarının her geçen gün daha bariz bir karakteristiği haline gelen post-İslamist çığır içinde dinin her yerde kılınarak hiçleştirilmesine gayet güzel bir örnektir.

Cumhuriyet

HABERE YORUM KAT

13 Yorum
  • Abdullah yıldız / 12 Ocak 2018 00:38

    Kur'an yaşanmak için inmiştir. Çocuklarımız Kur'an öğrenecek diyenler, heveslenecek diyenler,
    Heveslenmesinler kardeşim, yaşasınlar Kuranı...
    şarkı gibi notayla Kur'an okunmaz....İslama aykırı proğramlar yapılan, faizin reklamı yapılan bir kanalda Kur'an icra edilmez...

    Yanıtla (0) (0)
  • Mukaddes / 31 Mayıs 2017 11:54

    Yorumlamak size mi kaldı ey cumhuriyet. Harika bir yarışma iyi ki de var artık çocuklarımız güzel Kur an ı Kerim okumaya başlayacaklar heves edecekler diye ölüp bitiyorsunuz. Yıllarca zorbalıkla her şeyi dayattınız. Çok şükür Rabbimize bu günleri de gösterdi.

    Yanıtla (2) (0)
  • garib mehmet / 31 Mayıs 2017 11:16

    Ben Sadece ve sadece Resime bakıyorum ve diyorum ki bu özenti (Sosyal medya şarkı yarışması)
    Müslümanın hangi noktaya götürür. Ben Kitabımızın böyle Reyting aracı olarak sunulmasına dayanamıyorum. Bırakın Ey Gafiller Amel etmiyorsunuz en azından Bari onu Emellerinize alet etmeyin. Allahtan korkun.

    Yanıtla (0) (2)
  • ismail Amedi / 31 Mayıs 2017 00:41

    Cumhuriyet eleştiriyorsa iyidir.
    İyi değilse bile iyi olma yoluna girmek, başlangıç için iyidir.
    Önce okumayı öğrensin halk
    Sonra amel gelir

    Yanıtla (2) (0)
  • Fatma / 30 Mayıs 2017 17:01

    Bi de okunan ayetlerin meali verilmeye başlanmış programda. Eksik olmasınlar, birilerini üzmeyelim demişler herhalde

    Yanıtla (0) (2)
  • Misafir / 30 Mayıs 2017 14:14

    İşin acı tarafı şu, eleştirinin müslüman mahalleden çıkmamasıdır.

    Yanıtla (2) (0)
  • hamdullah / 30 Mayıs 2017 11:36

    Kuran hem okunanacak,hem dinlenecek,hem seyr edilecek,hem anlaşılacak,hem tefekkür edilecek,hem amel edilecek,hem hüküm edilecek,kısacası tüm uzuvlarımızla Kuran ile hem hal olacağız...

    Yanıtla (7) (1)
  • hamdullah / 30 Mayıs 2017 11:33

    Cumhuriyet gazetesi “Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması”na karşı çıkmış.Demek ki güzel bir program ..

    Yanıtla (7) (3)
  • Faik KAYNAK / 30 Mayıs 2017 00:27

    Kişiyi kurtaracak olan;
    "Hafızasındaki Kuran değil ; hayatındaki Kuran 'dır!..

    Kuran'ın hayata aksetmesi ile/ oluşturduğu perspektifle / açtığı yepyeni ufukla/ tertemiz pencerelerden hayatı okumakla/ akletme- fehmetme - fıkhetme - ameliyeletindeki basiretle / yeni bir gençliğin "diriliş nesli" olarak kazanımı/ ile; dünyaya İYİLİĞİN yayılacağı ve saadetin- adaletin- hakkaniyetin- ülfetin- uhuvvetin- hakim olacağı bir dünyaya GDO 'suz tohumların atılacağına emin ve Selim olmamız gerekir!

    Çaba/ çalışma/ çabalama/ emek/ süreç/ program / etüd/ seminer/ sempozyum/ çalıştay/ tebliğ / tebellüğ / bizden;
    Tevfik ve başarı (şüphesiz) ALLLAH'tandır!

    Yanıtla (2) (0)
  • Sami Örs / 29 Mayıs 2017 18:22

    Şimdilerde ilahilerle dans edenlerin, yarın sandalyeli camilerde el çırparak ayetlerle dans ettiklerinde müzik aletleriyle rock yapanların, Hoşgörü ve Yapıcı eleştirileri nereleriyle dinleyeceği merak konusu bile değil.
    İslam adına yapılmadık maskaralık kalmadı, Müslümanlar artık Hristiyanlardan daha beter Seküler bir hayata alıştı. Görüntüde kimin ne olduğu belli değil. Müslüman gibi görünenlerin de halleri perişan.
    Pop kültürüne Alet edilen Kuran İndiği duvarlarda, yaşadığı dantelli çantalarında belkide daha bir koruma altındaydılar.

    Yanıtla (3) (3)
  • Mehmet Yak / 29 Mayıs 2017 17:05

    Ülkemizde İslam’a, Kuran’a gereken değerin verilmeyişinin de, toplumdaki yanlış Kuran algısının da müsebbibi bu program değil; yersiz, abartılı tepkilerden kaçınmalıyız. İnsanlara şunu yapmayalım, bundan kaçınalım diyoruz ancak bunların yerine onları yöneltebileceğimiz bir şey sunamıyoruz. Programın eleştirilebilecek yanları elbet vardır, ama bunu yapıcı bir şekilde yapmak, hemen haram/günah tarzında yıkıcı bir moda girmemek daha hikmetli olur gibi.

    Yanıtla (9) (3)
  • Ebû Berâ Datsi / 29 Mayıs 2017 16:50

    Bu yazıyı Cumhuriyet'in bir muharririne yazdırtan sağcı-muhafazakârlara helâl olsun!
    Bunu da gördük ya dünya gözüyle,pes doğrusu...

    Yanıtla (9) (7)
  • Sami Örs / 29 Mayıs 2017 15:51

    Cumhuriyet gazetesinden böyle bir eleştiri çıkması Müslüman Muhafazakarlar ile İslamcı radikaller arasında kendisini Müslüman olarak adlandıran Bütün kitleleri utandırmalı yerin dibine sokmalı ki bir daha yer yüzünde gezinme fırsatı bulamasınlar.
    Bu ne aymazlıktır, bu ne utanmazlıktır arkadaş.
    Yüz yıllarca, ölülerin kitabı olmuş, Ha duvarlardan indi inecek derken, heva ve hevesinize alet etiğiniz yetmiyormuş gibi, gavurların formatına alet etmeniz bir durun arkadaşlar, yahu çüşünüz be.. Tamamen görsele vurup baş kapatmaya indirgediğiniz onuda sirk soytarıları gibi şekilden şekile soktuğunuz yetmiyormuş gibi, zinayı, rüşveti, faizi helal fetvasına boca ettiniz, yuh be arkadaş. Yeryüzünü, camilerle, minarelerle donatsan hiç susmadan hafızlara kuran hatmettirsen yarışmalar düzenleyim, seslarini yedi katlı semaya yaysan ne yazar. sen o Allah'ın sana oku anla ve yaşa diye gönderdiği kitabı bu hallere koyduktan sonra..
    Çok fena kızdım elimizden anca bu geliyor ne yapalım.

    Yanıtla (6) (6)