
İşkenceciye tolerans tam!
İşkenceye sıfır tolerans iddiasını taşıyan Türkiye'nin 2007 yılı verilerine göre "işkenceciye tolerans" noktasına geldiği ortaya çıktı.
İşkenceye sıfır tolerans iddiasını taşıyan Türkiye'nin 2007 yılı verilerine göre işkenceciye tolerans noktasına geldiği ortaya çıktı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı hükümet programında 'işkenceye sıfır tolerans' anlayışının devam edeceğini söylendi, ancak Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın verilerine göre, 2007 yılında işkencede artış olduğu ortaya çıktı.
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın raporuna göre, 2004 yılında 847 kişi hak ihlaliyle başvuruda bulundu. İşkence ve kötü muamele iddiasında bulunanların sayısı 158'di. 2005'te 1377 kişi ihlal iddiasında bulundu. 162 kişi işkence ve kötü muameleye uğradığını söyledi. 2006 yılında, 1590 kişi ihlal iddiasıyla başvuruda bulundu. Kötü muamele 112 başvuru ile g'uncu sırada, işkence 25 başvuru ile 17'nci sırada yer aldı. 2007'nin ilk 6 ayında ise Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na 702 kişi 836 hak konusunda ihlal iddiasıyla başvuruda bulundu. 2007 yılında kötü muamele 79 başvuru ile 3'üncü sırada, işkence 17 başvuru ile 13'üncü sırada yer aldı.
KAYIP, ÖLÜM, İŞKENCE ARTIYOR
MAZLUMDER'in Temmuz-Ağustos aylarında meydana gelen hak ihlallerine ilişkin raporunda da 413 kaçırma olayı bildirilirken 14 kişi ise hâlâ kayıp. 36 işkence ve kötü muamele olayı, 7 cinsel taciz ve tecavüz olayı meydana geldi. Son iki ayda 2825 kişi gözaltına alındı, 1 kişi gözaltında yaşamını yitirdi, 127 kişi tutuklandı.
NEDENİ POLİTİK
Toplumsal Hukuk Araştırmaları Vakfı'nın raporuna göre ise sadece 1 Mart 2006 ile 28 Şubat 2007 tarihleri arasında 34 işkence olayına yer veriliyor, ıo'u kadın, 23'ü erkek ve bir transseksüel olmak üzere 34 kişinin yardım başvurusu yaptığı belirtilen raporda 33 işkence nedeninin politik olduğu söyleniyor.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) 2006 yılı Türkiye İnsan Hakları Raporu'nda 2 kişinin gözaltında öldüğü, bine yakın kişinin de işkence ve kötü muameleye maruz kaldığına dikkat çekiliyor. 2006 yılında TİHV tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine işkence nedeniyle 24'ü çocuk olmak üzere 337 kişinin başvurduğu belirtiliyor.
Bu kişilerden 13 5'inin emniyet müdürlüklerinde, 30'unun polis karakollarında, 6'sının jandarma karakollarında ve komutanlıklarında, 41'nin sokakta ya da açık alanda, ıo'unun ise diğer yerlerde işkenceye uğradığı kaydedilen raporda, TİHV'nin izlediği gözaltında ölüm ve işkence davalarında yargılanan asker ve polislerin çoğu hakkında beraat kararı verildiğine dikkat çekildi. Raporda, TİHV'e başvuran kişilerin işkence gördükleri yerler şöyle sıralandı: Adana Terörle Mücadele Şubesi (TMŞ) 73 kişi, Diyarbakır TMŞ 28 kişi, İstanbul TMŞ 11 kişi, Gebze Emniyet Müdürlüğü 7 kişi, İzmir Bozyaka TMŞ 7 kişi, Mersin TMŞ 7 kişi, Adana Emniyet Müdürlüğü 5 kişi, İstanbul Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü 5 kişi, İstanbul Beyoğlu Karakolu 4 kişi, İzmir Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü TMŞ 4 kişi, Tunceli TMŞ 4 kişi, Ankara TMŞ 3 kişi, Denizli Polis Karakolu 3 kişi, Diyarbakır Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü 3 kişi, İzmir Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğü 3 kişi, İstanbul Kartaltepe Karakolu 3 kişi, İstanbul Şehremini Polis Karakolu 3 kişi, Van TMŞ 3 kişi, Van Jandarma Alay Komutanlığı 3 kişi.
İŞKENCE MEKANLARI DEĞİŞTİ
TİHV'in tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde 1990 yılından bu yana 10 bin 786 kişinin tedavi gördüğü belirtilen raporda, vakfa 2006 yılında 9'u cezaevinde işkence gördüğü iddiasıyla 337 kişinin başvurduğu kaydedildi. Raporda, işkence mekanlarının da değiştiğine de dikkat çekilerek TİHV tedavi merkezlerine başvuran 54 kişinin sokakta veya açık alanda, evde, araç içinde ve diğer yerlerde işkence gördüğü ifade edildi.
Raporda şu veriler de yer aldı: "Başvuruların yaklaşık yarısı (yüzde 50.7) 19 ile 30 yaşları arasındadır. Başvuruların 240'ı erkek (yüzde 72.1), 93'ü kadındır (yüzde 27.9). Başvuruda bulunanların 5'te 2'sinden fazlasının Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde doğduğu, Doğu Anadolu ve Akdeniz Bölgesi doğumluların ikinci ve üçüncü sırayı aldığı görülmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu doğumluların toplamı, tüm başvuruların yüzde 60'ını oluşturmaktadır. Başvuranların 293'ü (yüzde 88) siyasi nedenlerle, 39'u (yüzde 11.7) adli nedenlerle, bir kişi ise (yüzde 0.3) sığınmacılık nedeniyle işkenceye maruz kaldığını belirtmiştir.
Raporu değerlendiren TİHV Genel Sekreteri Dr. Metin Bakkala, özel olarak eğitilmiş görevlilerin çalıştığı gözaltı merkezlerinin varlığı ve iz bırakmayan işkence yöntemleri uygulanması nedeniyle işkencenin önüne geçilemediğini belirtti.
ÖZGÜR GÜRLEYEN / Birgün

