HABER HATTI
Yorum-Analiz
ÖZGÜR-DER
ANKET
Haksöz-Haber'de en çok ziyaret ettiğiniz bölüm hangisidir?
Haksöz Okulu
Haberler
Köşe Yazarları
İktibaslar
Forum

Haksoz haksöz

ARAMA
Siverekli STK'lardan Silahlar Sussun Çağrısı
07.07.2010 14:30
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde faaliyet gösteren Özgür-Der, Memur-Sen, Eğitim Bir-Sen ve Özgür Eğitim-Sen’in öncülük ettiği 20 STK, ortak basın açıklamasında “şiddete son” dediler.

Urfa Siverek'te 20 sivil toplum kuruluşu yaptıkları ortak basın açıklamasıyla  "Silahlar Sussun, Gençler Ölmesin" çağrısında bulundular. Saat 13.00'te Sulu Camii yanında bir araya gelen sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını Özgür-Der Siverek Temsilciliği mensubu Cuma Şirin okudu.

İşte basın açıklamasının tam metni:

Kürt sorunu olarak adlandırılan ve Kürt halkının kimliğinin, dilinin, kültürünün ve kimliğiyle beraber yaşama hakkının elinden alındığı bu büyük sorunu çözmeye yönelik girişimlerin akamete uğratılmaya çalışıldığı, savaş dilinin daha ağır basmaya başladığı bir dönemden geçiyoruz.  Silahların konuştuğu bir ortamda sağduyunun akamete uğradığı gerçeğinden hareketle tüm toplumsal kesimlerin sağduyunun dili olma noktasında önemli bir sorumluluk taşıdıkları kanaatindeyiz.

 

Kürtler yüzyıllardan beridir bu topraklarda yaşayan bir halktır. Bu hiç kimsenin inkâr politikalarıyla tersyüz edilemeyecek bir gerçektir. Sorunun esas kaynağı Osmanlıdan sonra kurulan TC'nin Türk ulusu merkezli politikalarından hareketle bu coğrafyanın asli unsuru olan Kürtleri imha, inkâr ve asimile etme çabalarıdır. Küresel ve bölgesel dinamiklerin, gelişmelerin dayatmasından sonra asırlardır bu coğrafyada ikamet eden Kürtlerin kimliğini ve dilini inkâr etme politikalarının etkili olamayacağının farkına varan devlet erkânı Kürtlerle ilgili politikalarını gözden geçirerek konsept değişikliğine gitmiştir. Bu konsept değişikliğinden sonra bazı adımların atılacağının sinyallerini vererek açılım politikalarını ülke gündemine sokan Ak Parti hükümeti uzun bir müddet tatmin edici bir adım atmadan ülke kamuoyunu meşgul etmiştir. Açılımın sadece kendisinden bahseden ama açılımı yapma konusunda "her türlü bedeli ödemeye hazırız" açıklamalarına rağmen ciddi ve tatmin edici sayılabilecek hiçbir adım atmayan hükümet bu ürkek tavrıyla umut içinde bekleyen kamuoyunu büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır.

 

PKK'nin tek taraflı ateşkes uyguladığı aylarda TSK operasyonlar için yığınaklar yapmaya devam etmiştir. Bu durumun açılımı akamete uğratabileceği ihtimalini göz ardı eden Ak Parti hükümetinin bunu durdurmak için hiçbir girişimde bulunmadığı kanaati kamuoyunda yaygındır. 

 

Silahların konuşmaya ve kanın akmaya başladığı bir konjonktürde Başbakanın "Saldırılar dursun o zaman operasyonlar en az seviyeye iner" anlamındaki sözleri geç kalınmış bir dönemde söylenmiştir. Devlet erkânının olan biten her şeyi yeniden 90'lı yılların çatışma söylemiyle dillendirmelerini ve özellikle OHAL gibi projelerin bir takım milliyetçi çevreler tarafından tavsiye edilmesini ibretle takip ediyoruz.

 

Çatışmacı bir dilin ve kan dökmeyle sonuçlanan pratiklerin Kürt sorununun çözümüne yararı olamayacağını hatta bunun tam aksine sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getireceğini yaşadığımız son süreç bize göstermiştir. Bu gerçekten hareketle PKK'nin muhatap olarak kabul edilmek için gerçekleştirdiği saldırılar tüm kamuoyunu germekte ve iç savaş çıkarma sevdalılarının ekmeğine yağ sürmektedir. Kürt sorunu gibi asırlık bir sorunun bazı politik çıkarlar için dar bir çerçeveye sıkıştırılmasının Kürt halkına yarar sağlamadığı ortadadır. Kürt sorunun çözümüne katkısı olmadığı halde şiddeti tırmandırmanın hiçbir haklı ve mantıklı gerekçesi yoktur.

 

Sorunun çözümü için uygun bir zemin hazırlamak amacıyla öncelikle akan kanın durdurulması gerekmektedir. Çünkü kan akmaya devam ettikçe çatışmacı ve şiddeti önceleyen bir dil kendine zemin bulmaktadır. Bizler Siverek halkı olarak Sorunun çözümünden yana olan tüm toplumsal çevreleri sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve çözüm yönünde güçlü bir irade ortaya koymaya çağırıyoruz. Akan kanın durmasını ve Kürt sorunun adil bir zeminde çözümünü isteyenlerin sesi kan akmasını isteyenlerin sesinden daha gür çıkmalıdır.

 

Bizler insan katlini haram kılan bir dinin mensupları olarak Kürtlerin yaşadıkları coğrafyanın asli unsuru olduğunu görüyor ve kimliksel, dilsel, kültürel vs. tüm haklarının zaman kaybedilmeden verilmesini adaletin bir gereği olarak görüyoruz. Hiçbir yönetimin bir halkı yok saymaya, asimile etmeye hakkı olmadığına inanıyoruz.  Ulus-devlet paradigmasıyla hareket edildiği müddetçe sorunun adil bir zeminde kalıcı olarak çözülemeyeceğine inanıyoruz.

 

Çözüm iradesini ortaya koyma noktasında büyük bir zafiyet gösteren hükümetin bu ürkek tavrıyla hiçbir adım atamayacağı tespitinden hareketle bırakın küçük adımlarla yetinmeyi çözüm konusunda daha kararlı ve etkili adımlar atması gerektiğini düşünüyoruz. Savaş baronlarının seslerinin kısılması için atılması gereken her bir adımın ivedilikle atılması gerektiğini düşünüyoruz.

 

Akan kanın durması için tarafların ön koşulsuz görüşmelerinin bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz.

 

Şiddetin son bulduğu Kürt kavminin bu coğrafyanın asli halklarından olup diğer halklarla aynı haklara sahip bir şekilde yaşayacağı bir dünya istiyoruz. 

Haksoz haksöz

Bookmark and Share
YORUMLAR
Toplam 6 Yorum
SİNAN TETWANİ
12 Ağustos 2010 Perşembe 00:07
EY VALLAH
Emeğinize bereket.Yüreğinize sağlık.Sizin sesiniz bizim sesimiz olacak.Silahlar sussmalı insalık yaşamalı.Gençlerimiz bu dünyaya bazılarının keyfı uğruna ölmek için gelmediler.Müslüman evladlarını hıç uğruna ölüme yollayanlardan hesap sormalıyız.Nede sizin evlatlarınız değilde bızım garıban mazlum evlatlarımız ölüyor.Biz ölelim siz yaşayın .Olmaz böyle efendi.Senınde can benımde can.Bana canı veren Allah,bu can onun yolunda feda olmalı.Hey bu milleti mazlum evlatları,aertık hıç uğruna ölmeyın.Gelin sizde bu dünya düzenının adalete kavuşması için Allah yolunda yürüyün.Canınızı size veren Allah yolunda ölün.
Zalimlerin ,fıravunların,müstekbirlerin yolunda ölmeyın.Her kim Allah yolunun dışında ki yolda ölürse way onun haline...Selam ve Dua ile.
halit alper şimşek
08 Temmuz 2010 Perşembe 11:18
Kayseri'den yola
Diyarbakır'a doğru Barışla savaşmayın yürüyüşünü yapacağız hepnizi davet ediyorum. Eğer gelemezseniz en azından maddi ve manevi desteğinizi esirgemeyin. 15 temmuz gününü milda olarak düşünüyorum.
telefonum halitsimsek@gmail.com adresinden irtibata gecebiliriz.
selam ve dua ile.
Metin ŞİRİN
07 Temmuz 2010 Çarşamba 20:00
Birliktelikler Sorunu Cozer
Türkiye\'de insanlar eskiden sağ ve sol diye kamplara ayrılırken şimdi ise birilerinin kışkırtmalarıyla Kürt ve Türk diye ayrılmakta. Bir parti Türklükten diğeri de Kürtlükten nemalanmakta. Bazı şeylerin gecikmeye gelmeyeceğini bize en iyi gösteren olaylardan biri de ne yazık ki Kürt Sorunu oldu. Kürt Sorunu bekledikçe, yok sayıldıkça daha fazla büyüyen bir sorun haline gelmekte. Bu sorunu çözmenin sadece güvenlik tedbirleriyle ve sadece komşu ülkelerle gizli ittifaklar yapmak suretiyle çözülmeyeceği gerçeği şimdi daha net anlaşıldı. Kürt Sorunu\'nu çözmek için biraz cesaret gösterenler ya engellenmekte ya da korkutulmakta. Ancak gelinen nokta bu olayın çözümünü kimler engelliyor ise üzerine gidilmeli ve deşifre edilmeli. O halde zaman cesaret zamanıdır. İki arada bir derede bırakılan bölge halkına yazık. Bu topraklarda yaşayan halklar asırlarca bir arada yaşadılar. Bundan sonra da böyle olmalı..
Ahmet Örs
07 Temmuz 2010 Çarşamba 17:42
tebrik
Önemli bir çıkış, kardeşlerimizden Allah razı olsun.
Müslümanlar olarak cesur inisiyatifler aldığımızda memlekette çözülmeyecek sorun yoktur!.
Miraz başaran
07 Temmuz 2010 Çarşamba 15:48
Allah razı olsun
Yiğit kardeşlerime adil açıklamaları için teşekkür ediyorum. Allah çabalarımızı görendir. İnşallah bu topraklarda adalet hakim olacaktır.
selam ve dua ile....
Sinan Aslan
07 Temmuz 2010 Çarşamba 12:44
bir yorum
bakalım kaç tane "islami" internet sitesi, gazete bu islami, vicdani ve haklı çağrıyı görüp haber yapacak.

Vakit ve onun habersitesi bu çağrıyı okuyucularına anlatacak mı?

bu metni yayınlayabilecek mi?.
DİĞER HABERLER
07 Eylül 2010
DÜŞÜNCE PLATFORMU
İKTİBASLAR