1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. “EMASYA Yetmez; Başörtüsüne Özgürlük!”
“EMASYA Yetmez; Başörtüsüne Özgürlük!”

“EMASYA Yetmez; Başörtüsüne Özgürlük!”

SABED tarafından Sapanca'da düzenlenen aylık basın açıklamalarının üçüncüsünde Balyoz darbe planına karşı tavır almanın önemine değinilerek EMASYA'nın kaldırılmasının da yeterli olmadığı ifade edildi.

06 Şubat 2010 Cumartesi 22:12A+A-

Sapanca Bilgi Eğitim Dayanışma Derneği (SABED) tarafından düzenlenen aylık basın açıklamalarının üçüncüsü Sapanca Güner Ekici Parkı'nda gerçekleştirildi. SABED Başkanı Ömer SEVİM tarafından okunan açıklamada; Balyoz darbe planına değinilerek, buna karşı gösterilen tepki ve protestolar tebrik edildi. Ayrıca Meclis'te başörtüsü ile ilgili çıkan kavgalı tartışma da gündeme taşınarak  "başörtüsüne özgürlük" vurgusu yapıldı. "Konuşursam Türkiye kaldıramaz" diyerek baskı ve dayatmaları gizleyen Başbakan Erdoğan'ın tavrı da eleştirilerek "Öyle bir ülke düşünün ki, Müslümanların başörtüleri yasak, Kürtlerin anadilleri kabul edilmiyor, Cem Garipoğlu, Ogün Samast çocuk mahkemelerinde yargılanırlarken, taş attıkları iddia edilen çocuklar büyüklerle aynı cezaevlerine konuluyor. Bunları kaldıran ülke, senin söyleyeceklerini de rahatlıkla kaldırır Sayın Başbakan" denildi.

"Herkes İçin Adalet Başörtüsüne Özgürlük" pankartının açıldığı, "Askeri Vesayete Son! Başörtüsüne Özgürlük", "Başörtüsüne Her yerde Koşulsuz Özgürlük", "Zulme Karşı; Tevhid Adalet Özgürlük", "Zulme Karşı; Uyan Diren Özgürleş", "Yasak Sürüyor (D)uyuyor musun", "Başörtüsü İslam'ın Emri, Müslüman Kadının Kimliğidir", "İnancına Örtüne Kimliğine Sahip Çık" ve "Sen Değilsen Kim? Şimdi Değilse Ne Zaman" dövizlerinin taşındığı eylemde  "Uyan Diren Özgürleş" ve Direniş Adalet Özgürlük" sloganları atıldı.

Açıklama, Mart ayında yapılacak açıklama için 6 Mart 2010 Cumartesi günü saat 13.00'de tekrar buluşma dileği ile sona erdi.

HAKSÖZ-HABER / Sapanca

SABED Şubat Ayı Basın Açıklaması Tam Metni:

EMASYA YETMEZ; BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK!

Bu ayki basın açıklamamıza başlarken  herkesi Allah'ın selamı ile selamlıyoruz.

Türkiye  geçtiğimiz ayı Taraf gazetesi tarafından ortaya çıkartılan Balyoz darbe planını konuşarak geçirdi. Camileri bombalamaya varacak kadar gözü dönmüşlüğü de kapsayan bu  planın ortaya çıkışından sonra planın mimarı dönemin 1.Ordu Komutanı, şimdiki Emekli Orgeneral Çetin DOĞAN, her akşam bir başka kanala çıkartılarak bu vahşi planla ilgili   senaryoların asılsız olduğunu  Kur'an'dan ayetler de örnek vererek ispatlamaya çalıştı. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ise bu planın ortaya çıkışından sonra kameraların karşısına geçti ve o bildik tavrıyla sorumlulardan hesap sorması gerekirken bu planı sızdıranları ve bunu gündeme taşıyanları tehditkar ifadelerle korkutmaya çalıştı.

Baskıcı, darbeci ve yasakçı zihniyetin en açık tezahürü diyebileceğimiz Çetin Doğan ve İlker Başbuğ'un ifadeleri, bunların yıllardır halkı ne şekilde sindirip susturduklarının anlaşılmasına  ve ne kadar müstağni ve ekabir tavırlar içerisinde olduklarının görülmesine yaradı. Bu plana karşı çıkarak protesto eden İstanbul, Bursa, Antalya, Çorum, Batman ve Sakarya Özgür-Der Şubelerini, TOKAD derneğini ve 70 Milyon Adım Koordinasyonunu baskı ve dayatmalara karşı seslerini yükselten duyarlı Müslümanları da tebrik ediyoruz.

Üçüncüsünü yaptığımız bu ayki basın açıklamamızı özelde geçen hafta Meclis'te başörtüsü üzerinden yapılan kavgalı tartışmaya yani başörtüsü yasağına  ayırmak istiyoruz.

Başörtüsü yasağı son seçimlerde % 38 oy almış bir partinin genel başkanının yani Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da eşi üzerinden yaşadığı bir sorun olarak toplumun vicdanında kanamaya devam ediyor. Toplumsal bir irade ve öncülük olmayınca herkesin bireysel çözümlerle yaklaştığı  ve yaklaşmaya devam ettiği bir durumda bekliyor. Bu noktada Başbakan'ın eşinin de aynı yasaktan muzdarip olması halkın gözünde "bu yasağın kalkması mümkün değil" mantıksızlığının yerleşmesine sebep oluyor.

Ancak yasağa karşı teslimiyeti değil de direnmeyi önceleyen Türkiye'nin onurlu ve duyarlı insanları, yasağın kalkıp kalkmasından çok, buna boyun eğmenin bir kader olmadığını ispat ediyorlar. Bugün itibariyle Türkiye'nin birçok İlinde çeşitli sivil toplum örgütleri ve platformlar marifetiyle, haftalık ve aylık basın açıklamaları şeklinde, yasak protesto edilerek, onurlu bir direniş örgütleniyor.

Biz de Sapanca Bilgi Eğitim Dayanışma Derneği(SABED) olarak bu anlamsız ve insanlık dışı uygulamaya boyun eğmeyeceğimizi ilan ederken; direnişin insan hakları, hukuk veya özgürlükler temelinden çok tevhid ve adalet temelinde olması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

Bakıldığında hiçbir dayanağı olmayan bu uygulamanın mimarlarının Balyoz Hükümetindeki bakan listesinde yer aldıklarını düşünürsek, İslam'ı ve Müslümanları iç tehdit olarak gören zihniyetin İslam'ı ve Müslümanları dışlamak için  başörtüsü üzerinden hareket ettiklerini görmek hiç de zor değil.

Eşinin başörtüsünü dahi savunamayıp Meclis'te esip gürleyen ve MHP'nin belden aşağı vuruşlarına maruz kalan Başbakan ağlamayı, sızlamayı "konuşursam Türkiye kaldıramaz"  yakınmalarını  bırakıp , hemen eşi başta olmak üzere on binlerce başörtülünün hakkını savunmalıdır. Bu savunmaya da tüm olan biteni halka anlatmakla başlamalıdır. Halkına güvenmeyen, halkından gerçekleri gizleyen, Türkiye kaldıramaz edebiyatlarına sığınan Başbakan'ın bu kafayla başı daha çok ağrıyacağa benzer. Başbakan, partisi üzerinde oluşturduğu efsanevi kişiliğinin büyüsünden sıyrılıp gerçeklerle yüzleşmeli, eşi Emine Erdoğan'ın başörtüsünün özgürlüğüne sahip çıkmalıdır. Seksen beş yılda onlarca darbe, muhtıra, faili meçhul cinayet ve katliamları kaldıran bu toplum Başbakan'ın anlatacaklarını da rahatlıkla anlar ve kaldırır. Başbakan'ın hiç endişesi olmasın.

Öyle bir ülke düşünün ki, Müslümanların başörtüleri yasak, Kürtlerin anadilleri kabul edilmiyor, Cem Garipoğlu, Ogün Samast çocuk mahkemelerinde yargılanırlarken, taş attıkları iddia edilen çocuklar büyüklerle aynı cezaevlerine konuluyor. Bunları kaldıran ülke, senin söyleyeceklerini de rahatlıkla kaldırır Sayın Başbakan.

Selam olsun tevhid ve adalet ehline ve onların yolundan yürüyenlere.

Selam olsun baskı ve dayatmalara boyun eğmeyenlere ve direnenlere.

Selam olsun onura ve duyarlılığa.

Selam olsun dik durup direnenlere.

 

Sapanca Bilgi Eğitim Dayanışma Derneği (SABED)