1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. Başörtüsüne Özgürlük Eylemlerinden Bu Hafta
Başörtüsüne Özgürlük Eylemlerinden Bu Hafta

Başörtüsüne Özgürlük Eylemlerinden Bu Hafta

Başörtüsüne özgürlük eylemleri sürüyor.

13 Aralık 2009 Pazar 04:10A+A-

Kocaeli'de 243. Başörtüsü Eylemi

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu 243.hafta basın açıklamasını, 12 Aralık 2009 Cumartesi günü saat 12.30 İzmit Sabri Yalım İnsan Hakları Parkında yapıldı.Basın açıklamasını Şefkat-Der Kocaeli temsilcisi Reyhan Balcı tarafından yapıldı.Basın açıklaması başörtü yasağı ve  Danıştay'ın katsayı kararıyla ilgiliydi.Aynı zamanda Diyarbakır'da ilköğretim okuna başörtülü gönderildiği için , 6 kez ikna odasına alınan , okulundan sürgün edilen ve çeşitli baskılara maruz kalan , fakat "başörtüsü Allahın emri, ölüm var, cehennem var, başörtümü çıkartmam" diyen Ecenura destek vardı."ECENUR YANINDAYIZ" yazılı pankartlarda basın açıklamasında yer aldı

Basın açıklamasının tam metni:

Gün gelecek bize kırmızı güller gülecek biz o güllerin o günlerin aşığıyız. hak ve özgürlük güllerinin yetişeceği bize güleceği o günler için bugün buradayız. Değerli basın mensupları ve özgürlük mücadelesinin müdavimleri Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformunun düzenlemiş olduğu başörtüsüne özgürlük eylemine 243.haftasında da hoş geldiniz.

Biliyorsunuz  ilk başörtüsü öğrenci eylemleri 1967'de bir prof'un başörtülü öğrencisine, "hey sen sen başörtülü kız!, sınıfta bu kıyafetle oturamazsın ya başını aç yada dışarı çık!," ikazıyla başladı ve o günden bu yana sürüyor .Yıl 2009 yasak hala bu cümlelerle devam ediyor.

Fırsat eşitliğini örseleyen katsayı adaletsizliği 10 yıldır meslek liselerinin üniversite yolunu kapatıyordu. YÖK'ün vermiş olduğu kararla öğrencilerimiz ümitlendi. Bu mutluluk Danıştay'ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı ile sonlandırılmak isteniyor.OZAMAN sen örtüsünden dolayı okulundan atılan hak ve özgürlüğü kısıtlanan Meryem nerdesin?.İmam hatip son sınıfında okuyup üniversite sınavlarına girecek Ayşe'nin annesi ve kendisi nerdesin?.Endüstri meslek lisesinde okuyan Can'ın  kendisi ve babası nerdesin?.

Hak ve özgürlük güllerinin yetiştiriciliği esnasında ortaya çıkacak engelleri kaldırmak için kendini görevli addeden sivil toplum kuruluşları ya sizler neredesiniz?.Her hafta yapmış olduğumuz eylemlerde, görünmemek için hızla yanımızdan geçen, yada bir film sahnesinden kareler izler gibi bizi izleyen başı örtülü ve başı örtüsüz izleyicilerimiz nerdesiniz? Karşımızda değilseniz,  niçin yanımızda değilsiniz

243 hafta önce başlatılan özgürlük mücadelesi hak ve adaletin tüm kurum ve kuruluşlarda tesis edilinceye kadar devam edecektir.Ümit ediyoruz ki demokratik açılımın açısına, başörtüsünden dolayı eğitim ,öğretim, yaşama hakları engellenenlerde dahil olunur.Şunu bilmeliyiz ki, bu açıyı süreçteki mücadelemiz belirleyecektir.İmam hatipli  ve ailesi başörtülü başbakanımız, meslek liseli bakanlarımız, millet vekillerimiz bizi sizden daha çok kim anlayabilir?.  Anlaşılacağımıza olan inancımızı muhafaza etmeye ne kadar devam edeceğiz. Hak ve özgürlük yolundaki  sıkıntıları, yaşadıklarını sadece söylenmeyle dile getirenler önceliklerinizi tekrar belirleyip mücadelemizin önüne geçiniz!.

Katsayı engelinden dolayı çocuğunu meslek lisesinden almakla çözüm bulduğunu zanneden veli!, bu çözümün sancılı sürecin çıkmaza girmesine sebep olmuştur. Sonuçları süreçteki tutumlarınız belirleyecektir.

Değerli basın mensupları bizler önümüzdeki hafta da burada olmak istemiyoruz. Burada toplanmamıza vesile olan sebeplerin ortadan kalkacağı hak adalet özgürlük güllerinin ülkemi saracağı günlerin gelmesi özlemi ve duasıyla sonuçların rabbine emanet olun.

 

 

Akyazı'da 149. Başörtüsü Eylemi

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu 149. Basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Basın açıklamasının tam metni:

Yargı organları hür iradeye prangamı vurmalı yoksa vurulan prangayı kaldırmalımı.

Başörtülü olarak okullarda eğitim almak eğitim vermek devlet dairelerinde hizmet vermek garnizon içerisine girmek kime ne zarar veriyor. Merak ediyoruz.

Başörtüsüne karşı olan yargı organları, idareciler makam sahipleri ve garnizondaki idareciler. Başörtüsüne neden karşı olduğunuzu açıkça 70 milyon vatan evladına açıklayınız. Bizler sizin başörtüsü düşmanlığınızı anlatmakta güçlük çekiyoruz, çünkü hem örtüye laiklik demokratiklik Kemalistlik adına karşı çıkıyorsunuz hem de Müslümanız diyorsunuz. Bu ülkede hiçbir kurum ve idareci insanlarımızın özgürlüklerini kelepçeleme hakkına sahip değildir. Danıştay'ın başörtüsü ile ilgili çelişkili ve ideolojik kararının ardından YÖK yaptığı açıklamalar ile milyonlarca meslek lisesi öğrencisini ve ailelerini rahatlatmaya çalıştı şimdi ise YÖK başkanına ve üyelerine yakışır net çözümü ortaya koymalarını bekliyoruz.

Demokrat partinin başına lider olarak geçen Cindoruk yaptığı açıklamada, idarecilerin eşlerinin başlarındaki örtüyü medeniyetsizlik olarak nitelendirmiş. Doğrusu kendi medeniyetsizliğini bir kere daha ortaya koymuştur. Öyle anlaşılıyor ki cuntacıların taşeronluk görevini bırakmamış.

Diyarbakır Yenişehir hamravat ilk öğretim öğrencisi Ece NUR kızımı sadece başörtülü olduğu için T.C.'nin resmi okulundan tecrit ediliyor. Soruyoruz 12 yaşındaki bir kız çocuğunun başındaki örtü niye gözünüzü karartıyor yarın Ece NUR'lar büyüyecek sizler yaşlanacak ve ecelerden yardım bekleyeceksiniz. Sizleri Akli selim olmaya davet ediyoruz.

Ülkemiz ve insanları üzerinde çeşitli senaryolarla birtakım oyunlar oynanıyor. Bu kirli terör destekli oyunlara alet olunmamasını temenni ediyoruz. Terör kimler tarafından ve kimlere yapılırsa yapılsın kınıyor ve lanetliyoruz. Tokat'ta şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.

Yaşa göre irtica suç, darbe hikaye; bugüne kadar yaş kararları ile irtica diye ihraç edilen yüzlerce subayın hangi kriterler baz alınarak irtica damgası yediğini kamuoyu olarak merak ediyoruz.

Acaba diyoruz.

Darbeye teşebbüs mü etmişler, eylem planımı hazırlamışlar, meçhul yerlere silah mı gömmüşler, ihbar mektuplarımı hazırlamışlar kafesle bağlantılarımı var.

Yaş kuruluna başkanlık yapan başbakan'a soruyoruz? Müslüman bir milletin ordusunda namaz kıldığı için hanımlarının başları örtülü olduğu için yaş kararınca irticacı diye ihraç kararı veren YAŞ'ı neden tartışmaya açmıyorsunuz. Bu hukuk dışılığa son verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

 

Kütahya'da 9. Başörtüsü Eylemi

Mazlumder Kütahya şubesi Kütahya küçük hamam parkı önünde toplanarak Danıştay'ın hukuksuz kararıyla ilgili kitlesel basın açıklaması yaptı. Açıklamayı grup adına Hakan Özkul okudu.

Basın açıklamasının tam metni:

Hak arayışı mücadelemizin 9.suna hoş geldiniz. Dopdolu bir haftayı geride bıraktık. 3 Aralık Engelliler Günü, 5 Aralık Kadın Hakları Günü ve 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü. Gördüğümüz manzara ve yaşananlar bize bunların sadece sözde olduğunu kanıtlamakta. Yeryüzünde ihlallerin ardı arkası kesilmiyor. İnsan Hakları, Özgürlük, Barış. Adalet sözcükleri bizlere ne gibi geliyor? Bir tekerleme mi? Kıymetli Kütahyalılar; Çin'in zulmü bitmiyor; idam vakaları gün geçtikçe artıyor. Doğu Türkistan halkının can ve mal güvenliği tehdit altındayken, Çin hükümeti tüm olanların faturasını Urumçi halkına kesiyor. 9 Uygur'dan sonra 5 Uygur daha idam cezasına çarptıran Çin Hükümeti zulümde sınır tanımıyor. Uygur Özerk bölgesinde yaşanan bu vakalar 2009 yılına kara bir sayfa olarak yerini alıyor.

Bugün 12 Aralık Gazze işgalinin yıldönümü… İsrail Devleti büyük bir hava saldırısı ve ardından kara takibiyle Gazze topraklarına girip bir soykırım gerçekleştirmiş yasadışı silahlar kullanmıştı. Metre karesine onlarca kişinin sığacağı bir açık hava hapishanesi olan Gazzenin gerisinde yetimler, sefalet ve toparlanması yüzyılı geçecek bir enkaz bırakmıştı. Peki, yaralar sarıldı mı? Katiller cezasını buldu mu? Geçen bir sene sonunda suçlular yargılandı mı? Haklarında suç duyurusunda bulunduğumuz İsrail Hükümeti yetkilileri hesap verdiler mi? Maalesef bulunmadığı gibi bugün Gazzeli kardeşlerimizin etrafına daha kalın ve delinmez duvarlar örülmeye devam ediliyor. Mısır ihtiyaç sevkinin gerçekleştirildiği Refah sınır kapısında, yerin altından 18 metre derinliğinde temelleri bir o kadarda yüksekliği olan, kilometrelerce uzunlukta olacak çelikten yeni bir duvar örüyor.

Bu yılda önceki yıllarda olduğu gibi kadınlar ve çocuklar insan onuruna yakışmayacak koşulda çalıştırılıyor ve sömürülüyorlar. Savaşların faturasını onlar ödüyor. Yine Somali'de bombalar patlıyor aralarında bakanların olduğu 20 üzerinde insan ölüyor. Öte yandan İsviçre Devleti minareleri yasaklıyor İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine ters bir karar alıyor. Adaletsizlik aldı başını gidiyor. Bugün dünyada büyük şirketler satamadığı ürünleri imha ederken pek çok ülke açlık sınırının altında yaşıyor. Dünya üzerinde zenginle fakir arasındaki uçurum giderek büyüyor…

Dünya üzerinde insan onurunun gözetildiğini göremiyoruz bugün… Kâğıtlar üzerine yazılmış olan insanlığın kazanımları, güç sahiplerinin kendisi gibi olmayanlarda fiziki ve psikolojik tahripler açmasını engelleyememektedir. Dünyada olduğu kadar ülkemizde de güç savaşı pek çok masum canın feda edilmesine neden olmaktadır. Artık günümüzde çözülemeyen problemler, en iyi ihtimalle görmezden geliniyor, bu yaraların kangrene dönüşmesine yol açıyor. Daha kötüsü ise insanların acılarının güçlülerin menfaatleri uğruna kullanılması… Birbirleri ile çatışan güçlüler, bireylerin ekonomiden sağlığa, hukuktan aileye kadar bütün kurumlara olan güven duygusunu sarsarak rant sağlamaya çalışıyorlar. .Kaybettiğimiz değerler bu kasoun birer ürünüdür. Şiddet olaylarını sebep olup ülkemizi çıkmaza sürükleyen kimi çıkarcıları hiçbir fert affetmeyecek. Barışı istismar edenler kendi vicdan savaşlarında kaybolacaktır.

Buradan gönüllerinde Hakkı ve Adaleti yaşatan tüm erdemli insanlara sesleniyoruz. En azından kendi ülkemizde insan onurunu yeniden diriltmek için tüm vicdan sahibi herkesi sağduyuya davet ediyoruz. İnsan hakları kavramının sözde kaldığı bu zamanda, Özgün, adil, erdemli, insan fıtratına aykırı düşmeyen, tüm tarafların katıldığı ve hiçbir gücün etkisi altında olmayan yeni bir toplumsal sözleşme oluşturmanın vakti gelmiştir.  Ve diyoruz ki; ''GELİN, HERKES İÇİN ÖZGÜR VE ADİL BİR DÜNYAYI HEP BERABER KURALIM. '' Yaşanan tüm bu ayrımcılık, şiddet, barış karşıtı olayları hep birlikte karşı duralım…