HABER HATTI
Yorum-Analiz
ÖZGÜR-DER
ANKET
Haksöz-Haber'de en çok ziyaret ettiğiniz bölüm hangisidir?
Haksöz Okulu
Haberler
Köşe Yazarları
İktibaslar
Forum

Haksoz haksöz

ARAMA
Minik Ece’nin Sürgün Edilmesi Diyarbakır'da Protesto Edildi
20.11.2009 16:34
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 
6. sınıf öğrencisi Ece Nur Özel’in başörtü taktığı için başka bir okula sürgün edilmesi Özgür-Der Diyarbakır Şubesi mensupları tarafından protesto edildi.

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, 12 yaşındaki Ece Nur Özel'in başörtülü olduğu gerekçesiyle başka bir okula sürgün edilmesine sert tepki gösterdi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü Binası önünde toplanan Özgür-Der Diyarbakır Şubesi üye ve gönüldaşları ile Ay-Der başta olmak üzere bazı STK temsilcisi kalabalık bir topluluk, açtıkları pankart, taşıdıkları döviz ve attıkları sloganlarla minik Ece'ye reva görülen ilkel uygulamayı protesto etti.

BAŞÖRTÜSÜ ALLAH'IN EMRİDİR

Mehmet Deniz'in yönettiği protesto eylemi, sürgüne gönderilen minik Ece Nur'un babası Murat Özel'in, kızının başörtü takma gerekçesini anlattığı konuşmasıyla başladı. Ece Nur'un babası Özel, konuşmasında, "Saygı ve sevgilerin en güzeline layık olan değerli kardeşlerim, Benim size söyleyeceklerim hayat kitabımız olan Kur'an'dan, Rabbimiz Allah'ın buyruklarıdır. Onlar size arz ediyorum" diyerek Şuara 23-24, Naziat 20-25,  Sad 65-66, Duhan 7-8, Saffat 126, Bakara 21-22, Bakara 139, Enam 164, Ahkaf 13-14, Nur 31, Ahzab 59 ayetlerini okudu. Özel, konuşmasını "Hasbunallahvenimelvekil" sözünü üç defa tekrarlayarak sonlandırdı.

"BAŞÖRTÜ AÇILIMI: YA İKNA YA SÜRGÜN"

"Ece Nur Açılım Bekliyor", "Yasak Sürüyor (D)uyuyor musunuz?", "Başörtü Açılımı: Ya İkna Ya Sürgün", "Ece Nur Başörtüsüyle Okumalıdır", "Başörtüsü Kur'an'ın Açık Emridir, Yasaklamaya Kimsenin Gücü Yetmez", "Şiyar Be, Berxwe Bide, Azad Be (Uyan Diren Özgürleş", "Berxwedan Jiyane, Jiyan İslam e (Direniş Yaşamdır, Yaşam İslamdır)" dövizlerinin taşındığı eylemde ikinci konuşmacı olarak sözü Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Serdar Bülent Yılmaz aldı. Yılmaz, yasağı uygulayanların Ak Parti Hükümeti tarafından atanan kadrolar eliyle sürdürüldüğüne dikkat çekerek, "İktidar  sorunu çözecek gerekli adımları atmadı. Cumhurbaşkanı değişti, YÖK kadrosu değişti, milli eğitim bürokrasisi değişti ama yasak sürüyor. Ak Partinin atadığı rektörler iş başındayken birçok üniversitede yasaklar hala devam ediyor, buna Dicle üniversitesi de dâhil. KPSS, KPDS, ALES ve benzeri sınavlara girişlerde de sorun devam ediyor. Bu alçaltıcı yasak lise ve ilköğretim okullarında ise çok daha katı" şeklinde konuştu.

ECE NUR YÜZ BİNLERİN SESİDİR

"Sizler bu makamlara geldiniz de ne değişti?" diye soran Yılmaz, bürokratları bu gerçekle yüzleşmeye çağırdı.

Ece Nur'a psikolojik ve fiili baskı uygulayan okul idaresini ve öğretmenleri uyaran Yılmaz, "Bu yaptığınız yasal olmadığı gibi insani de değildir. Yasalar sizlere asla onu sınıftan çıkarma, okula almama ve psikolojik baskı hakkını tanımıyor. Eğer bu şekildeki baskılar devam ederse sorumlular hakkında her türlü yasal işlemleri yapacağımızı da buradan ilan ediyoruz" dedi.

Yüz binlerce başörtülünün simgesi haline gelen Ece Nur'un sahipsiz olmadığının bilinmesini isteyen Yılmaz, "O hepimizin iffetidir, onunla kardeşlik dayanışması içindeyiz ve öyle olacağız" dedi.

BU EZİYETİ REVA GÖRENLERİ ŞİDDETLE KINIYORUZ

Daha sonra topluluk adına basın açıklamasını okumak üzere sözü Özgür-Der Çocuk Kulübü Koordinatörü Leyla Akelma aldı.  Sözleri sık sık "Tekbirler, Başörtülü Eğitim Engellenemez, Zulme Karşı Direneceğiz, Uyan Diren Özgürleş, Yaşasın Başörtü Direnişimiz, Kışla Tipi Eğitim İstemiyoruz" sloganlarıyla kesilen Akelma, 12 yaşında bir kız çocuğuna bu eziyeti reva görenleri şiddetle kınayarak, mağduriyetin bir an önce giderilmesini beklediklerini ve olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

Islah-Haber / Diyarbakır

 

Basın açıklamasının tam metni:

HÜKÜMET SUSUYOR, BAŞÖRTÜSÜ SORUNU CAN YAKMAYA DEVAM EDİYOR!

ECE NUR ÖZEL'E REVA GÖRÜLEN ZULMÜ PROTESTO EDİYORUZ!

Rahman, Rahim, Allah'ın adıyla

Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına, cilbâblarını üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.   (Ahzab Suresi 59. Ayet)

Zulüm ve adaletsizlikten medet uman ve varlığını sürdürmek için her türlü hukuksuzluğa başvuran despotik anlayışın, yıllardır hukuksuz biçimde dayattığı ve sayısız insanın mağdur olmasına yol açan başörtüsü yasağı hala yakıcı biçimde devam ediyor. Devletin günahlarıyla yüzleştiği iddiasıyla başlattığı "demokratik açılım" sürecinde bile hiç gündeme getirilmeyen bu yasak nedeniyle ülkenin birçok yerinde her geçen gün yeni mağduriyetlere tanık oluyoruz.

İslam'dan ve İslami hayat tarzının tüm yansımalarından açıkça nefret eden yasakçı anlayış, "kamusal alan" saçmalığının ürettiği keyfi bir dayatmayla; ilköğretim okullarından üniversitelere, özel sektörden resmi dairelere kadar her alanda başörtüsü yasağını hâlâ ısrarla uyguluyor. Sınav başvurularında başörtülü fotoğrafı kabul etmeyen, başörtülüleri sınav salonlarından çıkaran, başörtülü öğrencilerin üniversiteye kaydını engelleyen ve okul gezilerine katılan başörtülüleri otobüslerden indirecek denli faşistleşen egemen sistem, nefretini her fırsatta yeni uygulamalarla teşhir etmekten çekinmiyor.

Allah'ın emri olduğu için başını örten, bunu İslami kimliğinin temel unsuru kabul eden Müslümanlara yönelik bu zulüm bu kez de Diyarbakır'da Hamravat İlköğretim Okulunda kendini gösterdi. Başörtülü olarak okumak isteyen 6. sınıf öğrencisi Ece Nur Özel,  başörtüsü gerekçe gösterilerek Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başka bir okula sürgün edildi. Derneğimize başvuran, baba Murat Özel, okul açıldığından beri kızının öğretmenlerin psikolojik baskısına maruz kaldığını, derslerden atıldığını, kimi zaman okuldan geri gönderildiğini ve başörtüsünü açması yönünde sürekli baskılara uğradığını ifade etmiştir. Devletin, bir yandan ilköğretimi zorunlu tutup diğer yandan da başörtülü öğrencilerin eğitimine engel olması, kurulu düzenin despotizminin yanı sıra kadim çelişkilerinin de bir yansımasıdır.

12 yaşındaki bir kız çocuğunun, Rabbinin emri ile eğitimi arasında bir tercihe zorlanması başlı başına bir psikolojik işkencedir. Hem Allah'ın emrini yerine getirip hem de okumak isteyen, bu nedenle de çeşitli baskılara maruz kalan ve arkadaşlarından ayrı düşürülerek sürgün edilen Ece Nur Özel'in bu psikolojiyle gönderildiği okulda başarılı olması ve bundan sonraki eğitim hayatını sağlıklı yürütebilmesi mümkün müdür? Bu hukuksuzluklara yol açanları, 12 yaşında bir kız çocuğuna bu eziyeti reva görenleri şiddetle kınıyoruz.

Bizler Özgür-Der olarak; inancımızı yaşamamız önündeki hiçbir engeli tanımayacağımızı ve bunlara karşı kararlı ve dik biçimde mücadele edeceğimizi yineliyoruz. Ece Nur Özel'in ve onun şahsında bu yasağın altında ezilen tüm mağdurların uğradığı bu zulme karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğimizi, bu sürecin takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.

Hükümet de artık anayasa mahkemesinin kararına boyun eğip bu sorunu ötelemekten vazgeçmelidir. Anayasa mahkemesinden daha büyük bir mahkemenin kendilerini beklediğini hatırlatarak, bir an önce bu zulümleri sonlandıracak düzenlemeleri yapmalarını istiyoruz. Ece Nur gibi başörtüsüyle okumakta direnen veya başını açmaya zorlanarak inancıyla ters düşürülen daha on binlerce kişinin çığlığı duyulmalı ve mağduriyetleri giderilmelidir.

Leyla Akelma

Özgür-Der Çocuk Kulübü Koordinatörü

Haksoz haksöz

Bookmark and Share
YORUMLAR
Toplam 14 Yorum
sevdeokur
22 Kasım 2009 Pazar 17:24
ecenur kardeşimi tebrik ediyorum
ecenur kardeşimi ve ailesini bu haklı davamızı savundukları için zalime ve zorbaya baş eğmedikleri için takdir ediyorum allah böyle kardeşlerimizden razı olsun..
Muradi
21 Kasım 2009 Cumartesi 22:13
Kral Çıplak
Yaşından büyük bir sorumluluk yüklenen Ecenur bir kez daha bu ülkede kral çıplak dedirtti.İslam düşmanı rejimin idaresi eşlerinin ve kızlarının çoğunun başörtülü olduğu müslümanımsı kişilerce yapılıyor ama onlar da bu düşmanlığı sürdürmekten başka bir şey yapamıyor..
ayşe yılmaz
21 Kasım 2009 Cumartesi 22:04
maşallah
Ecenur seni gönülden takdir ediyorm bu onurlu mücadeleni hepbirlikte sürdüreceğiz inşallah.
aynur camadan
21 Kasım 2009 Cumartesi 21:41
haydi kızlar okula
haydi kızlar okula ...amma şen başında anneannemin örtüünü taşıyan çocuk en geri dur buraı tiyatromu.. tiyatroda göşterilerde böyle giyilir haaa birde anneannelerimizin anneleri böyle giyerdi şimdi hangi yüzyılda yaşıyoruz.. şen bizi AB ABD ye ...daha adını diyemediğim bir yığına rezilmi edecekşin.. şurda ne kaldı... adamlar bizi tamda beğenmişken olacak iş mi... demokrşinin tamda avrupacaşını benişemizken olacak işmi....şen bize bakma deriz haydi kızlar okula amma şadece memlekette kampanya olşun... bize ne şizin okulunuzdan okumanızdan...okuyupta başımıza çorap mı örecekşiniz... yinede laf olşun torba boş kalmaşın diye hadi bari gidin okula...bu arada unuttular erkekler ne alemde... allah yar ve yardımcımız olun.....
Özgürder Sakarya Şubesi
21 Kasım 2009 Cumartesi 13:44
Mücadelele ve sembol
Birbirinden bağımsız ve ayrı olmamak kaydı ile başörtüsüne özgürlük mücadelesi de ülkenin can yakıcı sorunlarının en başında geliyor.
Diyarbakırlı müslümanların Ecenur'un uğradığı zulmü deşifre edici ve hesap sorucu ve destek verici bu eylemi hem şahitlik anlamında hem de söylemdeki tutarlılık anlamında önümüzü aydınlatan bir örneklik niteliğini taşımaktadır.Başörtüsünün özgürlüğü başlıbaşına bir sembol niteliği taşırken ve Türkiye'deki müslümanlar için bir turnusol vazifesi görürken Ecenur'da başörtüsü mücadelesinin sembol isimlerinden biri olmayı çoktan hak etmiştir.
Başta Serdar Yılmaz olmak üzere Diyarbakır Özgürderi ayakta selamlıyoruz..
Bülent Gökgöz
21 Kasım 2009 Cumartesi 09:59
Ecenur'un Onurlu Duruşu Örnek Olmalı!
Ecenur ve ailesinin onurlu duruşlarından ötürü Allah razı olsun.Ayrıca Özgür-der ve Ay-der'de faaliyet gösteren kardeşlerimizi de Ecenur'u yalnız bırakmadıkları için tebrik ederim.
Filistin'de siyonistlere taş atan çocuklar gibi, Ecenur da yerli siyonistelere taş atarak müslümanlara örnek olacak bir intifada başlattı.Allah yardımcısı ve yardımcımız olsun.
Tüm müslümanlar Ecenur'a sahip çıkmalıdır!.
sator
21 Kasım 2009 Cumartesi 09:49
Allah zalimlere cehenemi hak etmiştir
Bizler ecenurun yanındayız.selamların en güzeli ecenüre ve babasına ve annesine olsun saygılar..
beytocan
21 Kasım 2009 Cumartesi 08:55
Ecenuru Takdir Ediyoruz
Kardeşimizin onurlu direnişini saygıyla selamlıyoruz. Diyarbakır Özgür-Der Şubesinin kılarımızın,bacılarımızın yanıda olması, olaya hemen tepkisini göstermesi de takdire değer. Teşekkürler. Allah razı olsun.
Hükümet açılım açılım diyor, İslami açılımdan bahseden yok, bilakis baskılar artarak devam ediyor. Müslümanlar tepkilerini bir şekilde hükümete ulaştırmalılar..
abdurrahman ALMAZ
21 Kasım 2009 Cumartesi 08:47
açılımlar müslümanlar için değildir?
akp ılımlı İslamın bir parçası olarak, sistemin kokuşmuşluğu üzerinde yama olmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir.
söz konusu Müslümanların uğradığı zulüm ve baskılar olunca, sessizliğe bürünen bu zihniyetin, malum yaklaşımları, Türkiye de bulunan Müslümanların derdine bir çare olamamaktadır.
ece nur özel kardeşimizin uğradığı bu zulüm, başka hiç bir Avrupa ülkesinde söz konusu olmamaktadır, akp artık inandırıcılığını yitirmiştir, Müslümanlar olarak insani ve İslami haklarımızı her platformda sistemli bir şekilde arayacağımızı ifade etmek istiyorum.
ece nur özel kardeşimiz ailesi ve onların bu aziz mücadelesine ses veren tüm Müslüman kardeşlerimi tebrik ediyorum..
umut islam ayar
20 Kasım 2009 Cuma 21:14
zorbalık devam ediyor
selam olsun küçük mücahidenin onurlu duruşuna..
rüştü
20 Kasım 2009 Cuma 20:45
şahidlere selam!
anadolu, bir mozayikler bileşkesidir diye belletilmiş idi çocukluğumuzun da evvelinden beri...lakin, büyüdükçe anlıyorum ki zulümün her çeşidinin harmonisiymiş kastedilen..."yok" yok!

gerçekten pek hayasız bir akınmış bu, şeyh said'ten dersim'e; başörtüsünden toplam bir islami kimliğe karşı topyekün savaş naaralarına; etnik kimlik inkarından tehcirlere, soykırımlara...yolculuklar...yazıklar olsun! lanet olsun!.
Bahadır Kurbanoğlu
20 Kasım 2009 Cuma 20:29
Ecenur'un Ödülü Rabbinin Katında
Açılım furyası, söz konusu başörtüsü olduğunda ya militer baskılara, ya siyasi korkulara, ya da gönüllü kölelerin engeline takılıyor.
Herşeyin açılımı var, başörtüsünün yok!
Serdar kardeşimin belirttiği gibi;

Hele bir durun bir cumhurbaşkanlığı kazanılsın dediler. YÖK'ü dizayn ettiler.
Rektörleri atadılar. Anayasaya el attılar. Hepsi hak getire.

Ergenekon'u dize getirmeye azmetmiş olanların başörtü düşmanlığı karşısında elleri kolları bağlı.

Yeni YARSAV başkanı Yargı üzerindeki Yürütme baskısından dem vuradursun, sözkonusu başörtüsü olduğunda zorbalığın, kanunsuzluğun karşısında hem Yasama hem de Yürütme'nin esamesi bile okunmuyor.

Bacımız Ece'nin onurlu direnişinde onu yalnız bırakmayan Özgür-DER'li kardeşlerimize ve Ece'yi Rabbinin ayetleriyle yetiştirip 12 yaşında tüm topluma örnek bir direnişçi kılan babasına selam olsun..
Ahmet Örs
20 Kasım 2009 Cuma 19:36
tebrik ve mücadele
Eyleminizi tebrik ediyoruz. Okul ve kurumların önlerine çıkacağız.
EceNur kızımızı ve ailesini örnek mücadeleleri için kutluyoruz. Allah razı onlardan razı olsun..
Özgür Eğitim-Sen / Tokat
20 Kasım 2009 Cuma 18:29
Onur Belgesi
Ece Nur kardeşimiz "Onur Belgesi" almaya şimdiden hak kazanmıştır. Ona ne kadar Teşekkür etsek, direnişini ne kadar Takdir etsek yine de az gelir....
DİĞER HABERLER
30 Temmuz 2010
DÜŞÜNCE PLATFORMU
İKTİBASLAR